37 Yıllık En Yakın Arkadaşım

“Nazan, lütfen bana öyle bakma,” dedi Nermin, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı. Elimi havlunun üzerinden çekip kendimden uzaklaştırdım. Dalgaların sesi bir anda dayanılmaz derecede yükselmiş gibiydi. “Levent'le aranızda bir şey mi vardı?” Nermin başını iki yana salladı. “Hayır. Sana bu şekilde ihanet etmedim.” “Peki ne yaptın?” “Yarın öğreneceklerin yüzünden bana inanmayabilirsin. Ama Levent'le aramızda hiçbir zaman böyle bir ilişki olmadı.”Ayağa kalktım. Kum ayaklarımın altından kayarken şezlonga tutunmak zorunda kaldım. “Öyleyse şimdi konuş.” “Keşke konuşabilsem.” Bu cevap öfkemi daha da artırdı. “Nermin, otuz yedi yıldır arkadaşız. Benimle oyun oynama.” Gözyaşlarını silip çantasından katlanmış bir kâğıt çıkardı. Kâğıdı bana uzatırken elleri titriyordu. Üzerinde bir noterlik randevusunun bilgileri vardı. Ertesi sabah saat on birde şehir merkezindeki bir hukuk bürosunda bulunmamız isteniyordu. Katılımcıların arasında benim, Nermin'in ve bir avukatın isimleri yazıyordu. “Bu da ne?” diye sordum. “Levent'in ölümünden sonra açılmasını istediği bir dosya. Yarın, belirlediği tarihte bize birlikte açıklanacak.” “Levent bana neden böyle bir şeyden söz etmedi?” Nermin yüzünü denize çevirdi.“Çünkü o da bazı gerçeklerle nasıl yüzleşeceğini bilmiyordu.” O gece otelde aynı odada kaldık ama neredeyse hiç konuşmadık. Nermin yatağının kenarında oturup uzun süre pencereye baktı. Ben ise Levent'le geçirdiğim yılları düşünmekten uyuyamadım. Kocamla arkadaşım arasında gizli bir yakınlık olup olmadığını zihnimde tekrar tekrar sorguladım. Levent'in Nermin'e karşı nazik oluşunu, onun evimize istediği zaman girebilmesini, bazen uzun uzun konuşmalarını hatırladım. Eskiden bunların hepsini doğal bulurdum. Şimdi aynı anılar içimde başka sorular uyandırıyordu. Sabah olduğunda Nermin benden önce hazırlanmıştı. Gözleri şişmişti. Kahvaltıda yalnızca kahve içtik. Saat ona doğru otelden ayrıldık. Hukuk bürosuna vardığımızda bizi ellili yaşlarının sonunda bir avukat karşıladı. Adının Haluk olduğunu söyledi. Masasının üzerinde kalın bir dosya, iki zarf ve Levent'in gençlik yıllarından kalma bir fotoğraf vardı. Fotoğrafı görünce nefesim kesildi. Levent'in yanında Nermin duruyordu.İkisi de yaklaşık yirmili yaşlarının başındaydı. Fotoğrafta tanımadığım bir hastanenin bahçesinde yan yana durmuşlardı. “Bu fotoğraf ne zaman çekildi?” diye sordum. Nermin başını eğdi. “Sen Levent'le tanışmadan önce.” Ona baktım. “Birbirinizi önceden tanıyor muydunuz?” “Evet.” Bu tek kelime içimde yıllardır sağlam sandığım bir duvarı yıktı. Haluk önümüzdeki dosyayı açtı. “Levent Bey, bazı belgelerin size ancak belirlediği koşullar tamamlandığında açıklanmasını istemişti. Bunlar arasında Nermin Hanım'ın geçmişine ilişkin bilgiler de bulunuyor. Dosyanın açıklanacağı tarih önceden belirlenmişti ve yetkilendirmeler buna göre düzenlenmişti.” “Neden özellikle bugün?” “Çünkü ölümünden sonra başlatılan bir sosyal destek çalışmasının son belgeleri dün tamamlandı. Levent Bey, bütün kayıtlar hazır olmadan eksik bilgilerle karşılaşmanızı istememiş.”