Anneler Günü’nde Beni Dışlayan Oğlum

“Kamile Hanım, kendilerine durumu açıklamamı ister misiniz?” “Lütfen açıklayın.” Engin, şaşkınlık içinde bekleyen aileye döndü. “Karşınızda duran hanımefendi, yalnızca restoranımızın değerli bir müşterisi değil. Villa Floransa'nın bağlı olduğu Aksu Konaklama Grubu'nun kurucu ortağı ve yüzde altmış iki hissesinin sahibidir. Ayrıca yönetim kurulu başkanıdır.” Herkes sustu. Restoranın müziği bile kesilmiş gibiydi. Gizem'in yüzündeki küçümseyici gülümseme silindi. “Bu mümkün değil,” diye fısıldadı. “Kamile Hanım emekli olduğunu söyledi.” “Günlük işlerden emekli oldum,” dedim. “Sahibi olduğum şeylerden değil.” Cihan gözlerini bana dikmişti. “Bana neden söylemedin?” “Bana en son ne zaman hayatımla ilgili bir şey sordun, oğlum?” Şirket gelirinden öğrencilere burs veriyordum. Cihan bunu bile bilmiyordu. Oğlumsa her ziyarete geldiğinde yalnızca evimin ne kadar değerlendiğini ve bankadaki birikimimi soruyordu. “Ben senin rahat yaşaman için çalışırken,” dedim, “sen benim hayatımı öğrenmeye bile gerek duymadın.” Cevap vermedi. Rahmetli eşimle kurduğumuz küçük pansiyonun yıllar içinde büyüyüp bir gruba dönüştüğünü biliyordu. Fakat babasının ölümünden sonra her şeyi sattığımı sanmış, doğruluğunu öğrenmek için bir kez bile uğraşmamıştı.Engin, Ekin'e döndü. “Yetki belgesinin aslını güvenli dosyaya alın. İşlem kayıtlarını saklayın. Hesaba hiçbir ödeme yansıtılmayacak.” Tarık bankoya yumruğunu indirdi. “Bir dakika! Bizim davetimiz var. Bizi rezil etmeye hakkınız yok!” “Davetinizin bedelini kendi paranızla ödeyebilirsiniz,” dedim. Nevin hemen yumuşak bir ses takındı. “Kamileciğim, belli ki yanlış anlaşılma olmuş. Çocuklar aralarında konuşup halleder.” “Ortada yanlış anlaşılma yok. Benim adıma hazırlanmış sahte bir belge var.” Gizem çantasını omzuna taktı. “Burada daha fazla aşağılanmayacağım. Cihan, gidiyoruz.” Tam kapıya yönelmişlerdi ki Engin sessizce güvenlik görevlisine işaret etti. “Kimseyi burada tutma yetkimiz yok,” dedi, “ancak belgenin aslını almaya ya da kayıtları silmeye çalışan olursa müdahale edeceğiz. Kamile Hanım'ın avukatına haber verildi.” Tarık'ın yüzü ilk kez gerçekten korkmuş görünüyordu. Çünkü o sırada telefonum çaldı. Arayan Vedat'tı. “Kamile Hanım,” dedi, “Seçkin Organizasyon'a giden son ödemelerin arkasındaki kullanıcı kayıtlarını bulduk. Rezervasyonları Cihan açmış. Belgeleri yükleyen hesap ise Gizem'e ait.”Gözlerimi kapattım. İçimde küçücük de olsa duran şüphe, yerini ağır bir kesinliğe bıraktı. “Bunu herkesin önünde tekrar eder misin?” diye sordum ve telefonu hoparlöre aldım.Vedat bulgularını tekrarlayınca Gizem'in eli çantasının sapında dondu. “Ben yalnızca dosyaları yükledim!” diye bağırdı. “Ne olduğunu bana Tarık söyledi!” Tarık kızına öfkeyle döndü. “Sus! Bir kelime daha etme!” İşte o an, aralarındaki aile dayanışmasının gerçekte ne kadar ince olduğunu gördüm. Cihan bir adım öne çıktı. “Anne, mesele göründüğü gibi değil. İşler kötü gidiyordu. Tarık'ın şirketi borç içindeydi. Birkaç organizasyonla toparlayacaktık. Sonra parayı geri koyacaktım.”