Babaannemi Yemeğe Götüreceklerdi, Bakım Evinde Bıraktılar

“Çünkü o zarfın içinde ne olduğunu öğrenirsen… bu ailede hiç kimseye bir daha eskisi gibi bakamazsın.” Tam o anda babaannem zarfın kapağını açtı. Telefon hâlâ kulağımdaydı. Babamın nefes alışını duyabiliyordum. “Barlas?” dedi. “Beni duyuyor musun?” Gözlerimi babaannemden ayırmadan cevap verdim. “Duyuyorum.” “Ne yapıyorsanız bırakın. Eve dönün.” “Niye bu kadar korkuyorsun?” “Ben korkmuyorum.” Ama korkuyordu. Sesinden belliydi. Yıllardır babamı hiç böyle duymamıştım. Her zaman kontrollüydü. Sinirlendiğinde bile kelimelerini seçer, karşısındakine kendisini haksız hissettirecek kadar soğukkanlı davranırdı. Ama şimdi kelimeler ağzından aceleyle çıkıyordu. “Babaannen yaşlı,” dedi. “Ne yaptığını bilmiyor.” Babaannem bunu duydu. Elini uzattı. “Telefonu ver.” Hoparlörü açıp telefonu ona tuttum. “Necla?” dedi babam hemen. “Anne, beni dinle.” Babaannemin yüzünde tek bir kas bile oynamadı. “Dün gece de seni dinledim, Tayfun.” “Yanlış anladın.” “850 bin lirayı mı yanlış anladım?” Sessizlik oldu. “Anne, o para senin bakımın içindi.” “410 bin?” “Masraflar vardı.” “620 bin?” “Evle ilgili işler—” “Yeter.” Babaannemin sesi yükselmedi. Buna ihtiyacı yoktu. “Beni bugün kandırıp bakım merkezine götürdün. İmza atmayınca valizimi bırakıp kaçtın. Şimdi bana hâlâ benim iyiliğim için yaptığını mı söyleyeceksin?” Babam cevap vermedi. Babaannem telefonu yüzüne yaklaştırdı. “Sen benim oğlumsun. Sana güvenmek için senden belge istememem gerekirdi.” Sonra telefonu kapattı. Ben hâlâ elimdeki açık zarfa bakıyordum. İçinden birkaç kâğıt çıkmıştı. En üstte noter kaşesi vardı. “Bu ne?” diye sordum. “Dedenin hazırlattığı belge.” “Vasiyet mi?” “Bir kısmı.” Babaannem merdivenlerin kenarındaki taş banka oturdu. Ben de yanına geçtim. Belgeyi bana uzattı. İlk satırları okuduğum anda neden babamın paniklediğini anladım. Dedem, ölümünden yaklaşık 7 yıl önce evin mülkiyet yapısını değiştirmişti. Tapuda ev babaannemin üzerinde görünüyordu. Ama dedem ayrıca noter onaylı bir aile sözleşmesi hazırlatmıştı. Belgede açıkça yazıyordu: Babaannem hayattayken ev üzerinde tek yetkili kişiydi. Evin satılması, devredilmesi, ipotek edilmesi veya teminat gösterilmesi yalnızca onun şahsi ve özgür iradesiyle mümkündü.