Bayılan Eşimi Görmezden Gelip

İstanbul Levent’teki bir müşteri toplantısı iptal edilince eve üç saat erken döndüm. Amacım altı aylık oğlumuz Kerem ve hastalıktan yeni kalkan eşim Emel’e sürpriz yapmaktı. Ancak dış kapıyı açar açmaz oğlumun ağlama değil, adeta çığlık atan sesini duydum. Oturma odasına koştuğumda altı aylık Kerem beşikte kıpkırmızı kesilmiş ağlıyordu. Eşim Emel ise kanepede hareketsiz yatıyordu; bir kolu cansızca yere sarkmıştı. Tam on adım ötede ise annem Dilek, yemek masasında Emel’in kendisi için hazırladığı tavuk ve sebze yemeğini büyük bir afiyetle yiyordu. “Anne ne oldu?” diye bağırdım. Annem başını tabağından bile kaldırmadan, “Yine rol kesiyor,” dedi.