Gizemli Koca Dosyası ve Güven Sorunu

O kadar hızlı doğruldum ki başım döndü. “Ne gibi bir şey?”
“Telefonda pek açıklayamam.”
Oraya vardığımda Murat bitkin görünüyordu.
Beni yukarı çıkardı, Kerem’in ofisindeki kasayı açtı ve elime kalın bir zarf tutuşturdu.
Zarfın önünde, Kerem’in el yazısıyla üç kelime vardı.
Zarfın içinde banka kayıtları, fotoğraflar ve bir not vardı.
Leyla’ya Verilecek.
Murat’a baktım. “Neden beni daha önce aramadın?”
Yutkunarak, “Cenazeden sonrasına kadar beklememi istemişti,” dedi. “Yine de daha önce aramalıydım. Sonra Gözde gelip Kerem’in kasada bir şey bırakıp bırakmadığını sordu, o an çok fazla beklediğimi anladım.”
Midem düğümlendi.
Zarfın içinde banka kayıtları, fotoğraflar ve bir not vardı.
Not şöyle başlıyordu: “Leyla, eğer bunu okuyorsan, sonunda bana ulaştılar demektir. Lütfen Gözde’ye güvenme.”
Bir sonraki satır daha kötüydü.
Bir an nefesim kesildi.
Bir sonraki satır daha kötüydü.
“Gözde çocuklar için ayrılan paradan çalıyor ve Rıza bunu öğrendiğimi biliyor.”
Üç kez okudum.
Annem öldükten sonrasına ait eski veraset kayıtlarının kopyaları vardı. Gözde, “form işlerinden daha iyi anladığı” gerekçesiyle çoğu evrak işini halletmek için ısrar etmişti. Ben de ona izin vermiştim. Kerem’in notlarına göre, para Ada ve Can için kurduğumuz eğitim fonuna aktarılmadan önce Gözde benim payımdan para sızdırıyordu. Kerem bunu vergilerde bana yardım ederken fark etmişti.
Sonra ellerimi titreten o satırı buldum.Şöyle yazmıştı: Sana kanıt bulana kadar bir şey söylemedim. Kız kardeşini suçlamanın seni ne hale getireceğini biliyordum.
Ayrıca Gözde’nin, Kerem’in ofisinin arkasında Rıza ile buluştuğu fotoğraflar da vardı.
Rıza, Gözde’nin eski kocasıydı. Gözde’ye göre adam yıllardır ortalıklarda yoktu.
Kerem’in bir sonraki notu bunun bir yalan olduğunu söylüyordu.
Rıza, başarısız bir iş anlaşmasından sonra beş parasız ve çaresiz bir şekilde geri dönmüştü. Korktuğu adamlara borcu vardı. Gözde, kızını onun yarattığı bu kaostan koruduğunu kendi kendine söyleyerek ona para yediriyordu.
Sonra ellerimi titreten o satırı buldum.
Kazadan bir hafta önce, birisi sileceklerimin altına bir not bırakmış: Bırak bu işleri. Karını düşün.
O iğrenç saniyede sadece ona baktım.
Sayfanın en altında Kerem şöyle yazmıştı: Eğer Murat sana bunu verirse, depoya git. Alet çantası. Alt tarafı. Gözde’ye söyleme.
Murat’a baktım. “Kerem, Rıza’nın ona zarar vereceğini mi düşündü?”
Murat elini yüzüne sürdü. “Umarım öyle değildir diye umuyordu. Ama bana o zarfı bırakacak kadar endişeliydi.”
Sersemlemiş bir halde eve sürdüm ve mutfak penceresinden Gözde’nin çocuklarla krep yaptığını gördüm.
O iğrenç saniyede sadece ona baktım.
Sonra yanaklarım acıyana kadar gülümseyerek içeri girdim.
“Kim dışarıda öğle yemeği yemek ister?” diye sordum.
Sonra bankaya gittim.
Ada başını kaldırdı. “Patates kızartması da yiyebilir miyiz?”
“Evet.”