Bu karar bana bilmem gereken her şeyi söylüyor." Ceyda kaşlarını çattı. Hulusi Bey devam etti. "Ben her zaman tanıdığınız o adam değildim. Bir zamanlar büyük bir iş kurdum, onu sattım ve çok zengin oldum. Yıllar içinde çoğunu hayır kurumlarına bağışladım. Ama bir kısmını sakladım." Deniz şaşkınlıkla dikleşti. Mert kaşlarını çattı. "Ne diyor bu—" "Kader," diye devam etti ses kaydı, "eğer o evi tutmayı seçtiysen... Nerenin önemli olduğunu anlamışsın demektir. Ve bu yüzden, paramın geri kalanı artık senindir. Çocuklarım... Sizin beni görmeniz için yıllarca bekledim. Ama sonsuza kadar bekleyemezdim. O bekledi." Kimse kıpırdamadı. Ceyda fısıldadı, "Bu mümkün değil..." "Her şey ayarlandı," diye ekledi Turgut Bey. "Hesaplar, transferler... Hepsi." "Bu burada bitmedi," dedi Deniz ayağa kalkarak. "Buna itiraz edeceğiz!" Turgut Bey istifini bozmadı. "Deneyebilirsiniz. Ama başaramazsınız çünkü babanız bunu önceden planladı." Mert masaya bakakaldı. Deniz başını salladı. Sonra tek tek dışarı çıktılar. O öğleden sonra kağıtları imzaladım. Gerçek gibi gelmiyordu. Para haftalar sonra yattı. Önce borçlarımı ödedim. Sonra tamir edilmesi gereken her şeyi tamir ettim. Çocuklarımı eski evin birkaç sokak ötesindeki daha büyük bir eve taşıdım. Yıllar sonra ilk kez... Nefes alabiliyordum. Hulusi Bey'in eviyle tam olarak onun istediği şeyi yaptım. Orayı mahalleye bir aşevi olarak açtım. Sadece uzun bir masa, işleyen bir mutfak ve çalışanlar. Kapılar akşamları açılıyor ve yemeğe ihtiyacı olan herkes geliyordu. Başta sadece birkaç komşuydu. Sonra insanların güvendiği bir yer haline geldi. Artık kimse yemeğini yalnız yemiyordu. Aylar geçti. Bir akşam Mert babasının evine geldi. "İçeri girmem... mahzuru var mı?" Başımı salladım. Ertesi hafta Ceyda geldi. Sonra Deniz. Zamanla daha uzun süre kaldılar, daha çok konuştular ve yardım etmeye başladılar. Mecbur oldukları için değil, istedikleri için. Bir gece hepimiz o uzun masada oturuyorduk. Çocuklarım, onlar, komşular... Gürültü, kahkahalar, elden ele gezen tabaklar. Odaya şöyle bir baktım. Ve çok basit bir şeyi fark ettim. Hulusi Bey bana sadece bir ev bırakmamıştı. Bana bir yol açmıştı. Ve bir şekilde, sonunda ailesini evine döndürmeyi başarmıştı.