Huzurevindeki 76 yaşındaki yaşlı kadın bağırarak, Sırtıma dokunma dedi

Bedenime dokunma, yoksa bütün huzurevini ayağa kaldırırım!” İstanbul’un dışındaki küçük sahil kasabasında bulunan **“Huzur Konağı Yaşlı Bakım Evi”**nin yemek salonu bir anda sessizliğe büründü. Kaşıkların tabaklara çarpma sesi kesildi, televizyonda oynayan dizi bile sanki kısılmış gibiydi. Ses, 7 numaralı odadan gelmişti. Orada 76 yaşındaki Fatma Hanım kalıyordu. Zayıf, bembeyaz saçlıydı ama gözleri, yıllardır içinde birikmiş acıyı taş gibi saklayan bir derinliğe sahipti. Üç yıldır bu bakım evindeydi ama kimseye sırtına dokundurtmazdı. Yüzünü, ellerini, bacaklarını kendi yıkar; fakat sırtını asla kimseye açmazdı. Yeni bakıcı Elif, 24 yaşındaydı. Hemşirelik eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı; annesi hastalanınca evin yükünü taşımak için çalışmaya başlamıştı. Herkes onu uyarmıştı: “Fatma Hanım’a yaklaşma. Kimseyi yanına yaklaştırmıyor.” Ama Elif onun içinde öfke değil, korku görüyordu.