Kardeşim Kocama Yanlış Kızla Evlendiğini Söylüyordu

“Oğuz başını salladı, sandalyesinden kalktı ve onun yanına yürüdü. Sonunda kardeşime haddini bildireceğini sanıyordum. Ama hemen ardından yaptığı şey karşısında dilim tutuldu.” Oğuz, Şebnem'in sandalyesinin arkasında durdu. Herkes nefesini tutmuştu. Kardeşim saçlarını omzunun gerisine atıp ona gülümsedi. Sanki altı yıllık evliliğim birkaç saniyede bitecek ve o da yıllardır beklediği ödülü alacaktı. “Öyleyse önce bir şey soracağım,” dedi Oğuz. “Beni gerçekten seviyor musun, yoksa ablanın sahip olduğu bir şeyi almak mı istiyorsun?”Şebnem'in gülümsemesi hafifçe dondu. “Ne biçim soru bu? Elbette senden hoşlanıyorum.” “Ne zamandır?” “Seninle ilk tanıştığımız günden beri.” Masaya bir sessizlik çöktü. Annem elindeki çatalı bıraktı. Babam ise şaşkınlıkla bana baktı. Şebnem söylediğinin ağırlığını fark edince hemen güldü. “Aman canım, yine şaka yapıyorum!” Oğuz bu kez gülmedi. Telefonunu çıkarıp masaya bıraktı. “Ben de artık şaka yapmak istemiyorum.” Ekranda Şebnem'den gelen bir mesaj açıktı. Üç gün önce gönderilmişti: “Ablam seni hak etmiyor. Bir kere benimle dışarı çıksan farkı anlarsın. Merak etme, ona söylemem.”Kalbim hızla çarpmaya başladı. Oğuz'un böyle bir mesaj aldığından haberim yoktu. “Bu da mı şakaydı?” diye sordum. Şebnem önce bana, sonra anneme baktı. “Mesajın öncesini göstermiyor! Biz kendi aramızda dalga geçiyorduk.” Oğuz ekranı kaydırdı. Üstünde aynı gün gönderilmiş başka mesajlar vardı. Şebnem, benim hakkımda ağır sözler yazmış, Oğuz'u gizlice kahve içmeye çağırmıştı. Oğuz ise tek bir cevap vermişti: “Ben evliyim. Bir daha böyle yazma.” “Niye bana söylemedin?” diye fısıldadım. “Çünkü kardeşinle aranı bozacak kişinin ben olmasını istemedim,” dedi. “Ama bu akşam kendi gözlerinle görmen gerektiğini anladım.” Babam sandalyesini geriye itti. “Şebnem, bunlar doğru mu?” “Öyle büyüttünüz ki!” diye bağırdı kardeşim. “Sanki gerçekten bir şey oldu!”“Bir şey olması için ne gerekiyordu?” dedim. “Oğuz'un kabul etmesi mi?” O an Şebnem'in yüzünde gördüğüm ifade üzüntü değildi. Yakalanmış olmanın öfkesi vardı.