Kayınvalidem, kocama tekrar yürüyebilmesi için

"Çünkü oturduğu anda— Deniz hakime döndü ve 'Başlamadan önce, annemin önce görmesi gereken bir şey var,' dedi." Mahkeme salonu bir anda sessizliğe gömüldü. Perran'ın yüzündeki kendinden emin gülümseme hâlâ yerindeydi. Sanki çoktan kazanmıştı. Sanki oğlunun hayatını sonunda "doğru yola" sokmuştu. Hakim gözlüğünün üzerinden baktı. "Neyden bahsediyorsunuz?" diye sordu. Deniz sakin bir şekilde yanında duran avukata işaret etti. Avukat çantasından kalın bir dosya çıkardı ve hakime uzattı. "Perran Hanım'ın da bir kopyasını görmesini istiyoruz," dedi. Perran kaşlarını çattı. "Bu da ne şimdi?" Kimse cevap vermedi. Dosya önüne bırakıldığında hâlâ küçümseyici bir ifadeyle kapağını açtı. Sonra yüzündeki renk yavaş yavaş çekilmeye başladı. Çünkü dosyanın ilk sayfasında benim adım yazıyordu. Ardından Deniz'in. Ve altında büyük harflerle şu başlık vardı: "Ameliyat Sonrası Bakım ve Yasal Vekâlet Sözleşmesi." Perran şaşkınlıkla sayfaları çevirdi. "Bu ne saçmalık?" Deniz ilk kez ona doğrudan baktı. "Anne," dedi sakince. "Beni boşanmaya ikna etmeye çalışırken tek bir şeyi unuttun." Perran'ın dudakları gerildi. "Neyi?" "Bu on dört ay boyunca yanımda olan kişinin sen olmadığını." Salondaki sessizlik daha da ağırlaştı. Deniz devam etti. "İlk üç ay boyunca kendi başıma yatağımdan kalkamadım. Bana kim yardım etti?" Perran cevap vermedi. "Her gece ağrıdan uyuyamadığımda yanımda kim oturdu?" Gözleri bana döndü.....