Milyoner Adam, Hizmetçisinin Kolundaki Yanık İzini Görünce Şüphelendi

Ali Rıza Bey, Nevin Hanım’ın elindeki siyah deftere baktı. Küçük, deri kaplı, pahalı görünümlü bir defterdi. Ama Derya’nın yüzündeki korkuya bakınca, onun sıradan bir not defteri olmadığını anladı. “Verin onu,” dedi.Nevin Hanım güldü. “Siz hâlâ kendinizi alışveriş merkezi yönetim toplantısında sanıyorsunuz galiba. Her şey evrakla çözülmez.” “Bazı şeyler kanıtla çözülür.”Kadın gözlerini kıstı. “Kanıt istiyorsanız, önce bu kızın size ne anlattığını sorun. Kaç para borcu varmış? Kim getirmiş buraya? Ailesi onu neden gönderemiyormuş?” Derya başını eğdi. Utanç, korkudan daha ağır geldi bazen. Ali Rıza Bey bunu gördü. “Derya bana hiçbir şey açıklamak zorunda değil,” dedi. “Ama siz az önce tehdit ettiniz. Ben bunu duydum.” Nevin Hanım omuz silkti. “Tehdit değil, hatırlatma.” “Güzel. O zaman ben de size bir şey hatırlatayım. Kapımın önünde, bahçede, koridorda ve yemek odasında kamera var.” Kadının yüzü ilk kez gerçekten soldu. O kadar kısa bir andı ki, başkası fark etmeyebilirdi. Ama Ali Rıza Bey fark etti. Yıllarca iş dünyasında yalan söyleyen insanların gözlerini okumuştu. Nevin Hanım gülümsemeye çalıştı. “Ben sadece komşu ziyareti yaptım.” “Hayır,” dedi Ali Rıza Bey. “İzinsiz geldiniz. Çalışanımı tehdit ettiniz. Kardeşinden bahsettiniz. Ve elinizde başka insanların isimlerinin olduğu bir defter taşıyorsunuz.” “Çok ileri gidiyorsunuz.” “Daha başlamadım.” Kapının önünde duran bahçıvanlardan biri, ortamın bozulduğunu anlayıp yaklaşmıştı. Ali Rıza Bey ona döndü. “Mehmet, güvenliği ara. Kimse Nevin Hanım’ın arabasının çıkmasına izin vermesin. Sonra polisi çağır.” Nevin Hanım birden bağırdı. “Sen kimsin de benim arabamı durduruyorsun?” “Bu sitede herkesin çok iyi bildiği ama konuşmaya cesaret edemediği şeyi bugün konuşacağız.” Derya o anda dayanamadı. “Lütfen,” dedi. “Polis gelirse kızlar korkar.” Ali Rıza Bey ona döndü. “Hangi kızlar?” Derya’nın gözlerinden yaş aktı. “Benim gibi olanlar.” Yemek odasına geçtiler. Nevin Hanım gitmek istemedi ama kapıdaki güvenlik ve bahçıvanların bakışı değişmişti. Az önce herkesin önünde dik duran kadın, artık izleniyordu. Ali Rıza Bey Derya’ya su verdi. “Konuşmak istemezsen konuşma,” dedi. “Ama susarsan, onun anlattığı hikâye gerçekmiş gibi kalacak.” Derya bardağı iki eliyle tuttu. Bir süre sadece cama baktı. Dışarıdaki site hâlâ çok temiz görünüyordu. Budanmış ağaçlar. Sessiz yollar. Beyaz perdeler. Ama o perdelerin arkasında kaç kızın ağladığını bilmek, Derya’nın içini yakıyordu. “Beni köyden bir kadın getirdi,” dedi sonunda. “İş var dedi. Temizlik, yemek, kalacak yer. Maaş iyi dedi. Annem hastaydı. Kardeşim okula gidiyordu. Kabul ettim.” Nevin Hanım hemen araya girdi. “Ben ona iş buldum. Nankörlük ediyor.” Ali Rıza Bey sertçe baktı. “Bir daha sözünü keserseniz dışarı aldırırım.” Derya devam etti.