O kadını gördüğüm anda donup kaldım

Murat. Masadaki herkes bana baktı. O anda evin içindeki hava değişti. Derin bir nefes aldım. Sonra fotoğraf klasörünü açtım. İlk fotoğraf ekrana yansıdı. Kayınvalidem elindeki çay bardağını düşürdü. Kayınpederim başını eğdi. Annemle babam şoktan konuşamadı. Murat’ın ise yüzü bembeyaz olmuştu. Ama asıl şok henüz gelmemişti. Ekrandaki kadının yüzüne baktım. Sonra yavaşça konuştum: — Bu kadının kim olduğunu biliyor musunuz? Kimse cevap vermedi. Gülümsedim. Acıyla uyuşmuş bir gülümsemeydi bu. Sonra devam ettim: — Dün gece sonunda hatırladım… — Bu kadın yabancı biri değil. — Hepimizin tanıdığı biri. Tam adını söylemek üzereydim ki… Evin kapısı bir anda sertçe açıldı. Annemin elindeki çay bardağı yere düşüp paramparça oldu. Evde kimse nefes almıyordu sanki. Ben ise sadece Ngọc’a bakıyordum. Hayır… Artık ona “Ngọc” diye bakamıyordum. Karşımda duran kişi çocukluğumdan beri tanıdığım kuzenim değildi artık. O anda sadece hayatımı parçalayan bir kadın görüyordum. Dudaklarım kurudu. — Ne dedin sen?.. Ngọc ellerini karnının üzerinde birleştirdi. Gözleri doluydu. Ama bu kez ağlamıyordu. Sanki içinde garip bir cesaret oluşmuştu. — Ben hamileyim abla… Murat aniden ayağa fırladı. — Kes sesini! Ama artık çok geçti. O kelime evin içine bir bomba gibi düşmüştü. Hamile. Kayınvalidem ağlayarak Murat’a döndü. — Doğru mu bu?! Murat’ın dudakları titriyordu. Cevap veremedi. Ve bazen sessizlik… Her şeyden daha ağır bir itiraftır. Babam öfkeyle masaya vurdu. — Şerefsiz herif! — Bir de çocuk mu yaptın?! Annem ağlamaya başladı. Ben ise hâlâ hareket edemiyordum. Garip bir şekilde artık ağlayamıyordum bile. Acı o kadar büyümüştü ki… Bedenim hissizleşmişti. Ngọc bana doğru bir adım attı. — Ben bunu planlamadım… — Gerçekten istemeden oldu… Bu kez kahkaha attım. Yüksek sesle. Herkes bana baktı. Ama duramadım. Çünkü artık sinirlerim kopmuştu. — İstemeden mi oldu? — Bir kadın istemeden başka bir kadının kocasıyla on ay birlikte olmaz! Ngọc gözlerini kapattı. Murat araya girmeye çalıştı. — Aslı… lütfen sakin ol… O anda ona öyle bir baktım ki sustu. İlk kez benden gerçekten korkuyordu. Yavaşça ayağa kalktım. Sonra Ngọc’a doğru yürüdüm. Aramızda sadece birkaç adım kaldığında durdum. — Kaç aylık? Ngọc başını eğdi. — Üç… Üç ay. Yani… Şirketimin bilgilerini satıp bana ihanet ettiği dönemde… Ben hâlâ bu adama güvenmeye devam ederken… Onlar birlikte çocuk yapıyordu. Kalbimde son kalan şey de o anda öldü. Kayınpederim ağır bir sesle konuştu. — Murat… — Söyle bana… — Bu çocuk senden mi? Murat gözlerini kapattı. Sonra yavaşça başını salladı. Kayınvalidem çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben ise sadece tavana baktım. İnsan bazen öyle büyük bir yıkım yaşar ki… Beyniniz kendini korumak için duygularınızı kapatır. O anda tam olarak bunu yaşıyordum. Ngọc tekrar konuştu. — Ben çocuğumu babasız büyütmek istemiyorum. Babam sinirden ayağa kalktı. — Yeter artık! — Senin utanman yok mu?! Ama Ngọc bu kez geri çekilmedi. Tam tersine…