Üvey annem, babamın en sevdiği eski arabasını cenaze günü sattı

Üvey annem, babamın en sevdiği eski arabasını cenaze günü sattı; yedek lastiğin altında ne saklı olduğunu görünce yüzü bembeyaz kesildi Babam geçen Salı vefat etti. Ani bir kalp krizi… Hiçbir belirti yoktu. 69 yaşındaydı. Annem beş yıl önce hayatını kaybettiğinden beri hayattaki en yakın dayanağım oydu. Üvey annem Nermin, cenazeye katılamayacağını söyledi. “Çok hassasım,” dedi. “Bu stres kalbimi tetikleyebilir.” Ona inandım. Ben kürsüde, üç kez baştan yazdığım konuşmayı gözyaşları içinde okurken, o evde yas tutmuyordu. Babamın arabasını satıyordu. Babamın gurur kaynağı, koyu lacivert 1974 model Murat 124’tü. Aracı dedem bayiden sıfır almıştı. Babam ise otuz yıl boyunca tek tek her vidasını elden geçirerek, kaportasından motoruna kadar kendi elleriyle toplamıştı. Nermin o arabadan nefret ederdi. Ona “hurda bir emeklilik hayali” derdi. Cenaze bitip otoparka çıktığımızda bir çekicinin uzaklaştığını gördüm. Üzerinde Murat 124 vardı. Nermin kaldırımda durmuş, kalın bir zarf dolusu parayı çantasına sıkıştırıyordu. Yanına koştum. “Ne yaptın sen?!” diye bağırdım. “Soğukkanlılıkla, “Sattım,” dedi. “200 bin liraya verdim. Bu benim küçük maddi güvencem olacak. Öyle bakma. Sonuçta bu sadece bir arabaydı ve ben eşini kaybetmiş bir kadınım.” O arabanın değeri çok daha fazlaydı. Babamın toprağı bile kurumadan, kin ve açgözlülükle neredeyse yok pahasına elden çıkarmıştı. Öfkeyle titrerken yanımıza bir otomobil yanaştı. Panik içindeki bir adam, elinde tozlu, kapalı bir plastik poşetle arabadan indi. “Bir dakika!” diye seslendi. “Aracı nakliyeye hazırlarken stepne yuvasında pas kontrolü yapıyorduk. Bunu bulduk. Patronum, önce aile görmeden bunu saklamanın içimize sinmeyeceğini söyledi.” Nermin alaycı bir kahkaha attı. “Muhtemelen eski bir bez parçası ya da hurda bir şeydir.” Poşeti hışımla yırttı. İçindekini görünce dizleri çözüldü. Sanki karnına yumruk yemiş gibi nefesi kesildi, yere yığıldı. Yüzü bembeyaz olmuştu. Bana baktı ve titreyen ellerle zarfı uzattı. Zarfın üzerinde şöyle yazıyordu: “Nermin, seni çok iyi tanıyorum. Bu yüzden senin için küçük bir sürpriz hazırladım.