Altı yaşındaki ikiz oğullarım

Ta ki onlardan biri: — Vivian Sterling, hakkında sahte delil üretme ve iftira suçlamasıyla işlem başlatıyoruz, diyene kadar. Yüzünün rengi değişti. — Bu bir şaka olmalı. Ben telefonu uzattım. Kamera görüntüleri ekranda oynuyordu. Vivian’ın elleri titremeye başladı. Sonra bağırdı: — Ben bunu ailemizi korumak için yaptım! — Neden? diye sordum. Bir anda ağlamaya başladı. Gerçek yıllardır içinde büyüyen bir kıskançlıktı. İkizler Maya’yı çok seviyordu. Bana da her şeyi önce Maya anlatıyordu. Vivian, kendi çocuklarının ona değil, dadılarına daha yakın olduğunu düşünmeye başlamıştı. Bunun zamanla takıntıya dönüştüğünü itiraf etti. Maya’yı hayatımızdan tamamen çıkarmak istemişti. Ama bunu yaparken kendi ailesini parçalamıştı. O gün çocuklar salondan olanları sessizce izledi. Ethan yanıma geldi. Küçük elini elime koydu. — Baba… artık Maya geri gelecek mi? Gözlerim doldu. Başımı salladım. Maya birkaç gün sonra eve geldi. İkizler koşarak ona sarıldı. Uzun süre kimse konuşamadı. Ben de ilk kez şunu anladım: Çocuklar bazen gerçeği yetişkinlerden önce görürler. Çünkü onlar insanların sözlerine değil, bakışlarına ve korkularına dikkat ederler. Vivian bir süre tedavi görmeyi kabul etti ve çocuklardan uzak bir süre yaşamaya başladı. Maya ise bizimle kalmayı sürdürdü. Ama artık sadece bir dadı değildi. Ailemizi parçalanmaktan kurtaran kişiydi. Bazen gece çocukların odasına bakıyorum. Ethan ve Caleb huzur içinde uyuyorlar. Ve hâlâ o geceyi düşünüyorum. Polisler Maya’yı götürürken oğullarımın neden bu kadar korktuğunu… Çünkü onlar polisten korkmuyordu. Gerçekten korktukları şey, onları koruması gereken birinin bir gün en büyük tehlikeye dönüşebileceğini ilk kez fark etmiş olmalarıydı.