Doktorlar Kadını Hayat Destek Makinesinden Ayırmaya Karar Verdiler

Tam o sırada monitördeki çizgilerde hafif bir hareketlilik oluştu. Adam nefesini tuttu. Karısının parmakları yeniden kıpırdadı. Bu kez bir hayal değildi. Gözlerini kırpmadan ona baktı. “Doktor!” diye bağırdı bütün gücüyle. “Lütfen biri gelsin!” Koridordan koşarak gelen hemşireler ve doktorlar odayı bir anda doldurdu. Monitörler kontrol edildi, refleks testleri yapıldı. Doktorlardan biri şaşkınlıkla başını kaldırdı. “Bu iyiye işaret,” dedi. Adamın gözlerinden yaşlar süzüldü. Üç aydır ilk kez bir doktorun sesinde umut vardı. Günler geçti. Kadın hemen uyanmadı. Ama her gün biraz daha güçlendi. Bazen bir parmağını oynatıyor, bazen göz kapakları titriyordu. Kocası ise bir an bile yanından ayrılmadı. Ona kitaplar okudu. Birlikte gittikleri tatilleri anlattı. İlk tanıştıkları günü tekrar tekrar hatırlattı. "Sen bana bir gün bile yalnız yürümeyeceğime söz vermiştin," diye fısıldıyordu. "Şimdi sıra bende. Ben de seni yalnız bırakmayacağım." Bir sabah güneş ışıkları hastane odasının penceresinden içeri süzülürken beklenmedik bir şey oldu. Kadının göz kapakları yavaşça aralandı. Adam önce inanamadı. Aylarca hayalini kurduğu o an gerçekten gerçekleşmişti. Kadın bulanık gözlerle etrafına baktı. Sonra bakışları kocasında durdu. Dudakları hafifçe kıpırdadı. Adam eğildi. "Ne dedin?" diye fısıldadı. Kadın güçlükle gülümsedi. "Bekledin mi?" dedi kısık bir sesle. Adam ağlamaya başladı. Elini öptü. "Her gün," dedi. "Her saniye." Doktorlar bunun mucize olduğunu söylediler. Ama adam bunun bir mucize olmadığını düşünüyordu. Bu sevgiydi. Bu sabırdı. Bu vazgeçmemekti. Aylar sonra kadın hastaneden yürüyerek çıktı. Kapının önünde durup gökyüzüne baktı. Rüzgâr yüzüne dokunurken derin bir nefes aldı. Kocası elini tuttu. İkisi de biliyordu ki hayat artık eskisi gibi olmayacaktı. Ama bu onları korkutmuyordu. Çünkü ölümün gölgesinden birlikte geçmişlerdi. Ve bazı insanlar için gerçek aşk; güzel günlerde yanında olmak değil, en karanlık gecelerde bile elini bırakmamaktır. O gün hastaneden ayrılırken adam son kez dönüp binaya baktı. Bir zamanlar oraya veda etmeye gelmişti. Ama kader ona bambaşka bir hediye vermişti. Çünkü bazen bir son sandığımız şey... Hayatın bize sunduğu en güzel başlangıç olur.