Eşim Vefat ettikten sonra

İçimdeki huzursuzluk aniden daha da büyüdü. “Ne oldu Murat, ne diyeceksin?” diye sordum endişeyle.
Bir an duraksadı, sonra gözlerini kaçırdı. “Son günlerde hissettiklerim… bilmiyorum, acayip şeyler hissediyorum,” dedi. Kalbim süratle atmaya başlamıştı. Ne demek istediğini anlamaya çalışıyordum, ama söylemekten çekiniyordu.
“Ne demek istiyorsun Murat?” diye sordum, biraz sert bir tonda. Gözlerimdeki kararlılığı fark etmiş olmalı ki, daha çok saklayamayacağını anlamıştı.
“Seninle bahsetmek, süre geçirmek bana o kadar iyi geliyor ki… Ama galiba bu duygular yalnızca kolay bir sohbetten ibaret değil,” dedi.
Bir an amacıyla ne diyeceğimi bilemedim. O an her şeyin durduğunu hissettim. Damadımın bu tür bir itirafta bulunması, bütün dengemi alt üst etmişti. İçimde büyük bir hiddet ve hayal kırıklığı yükselmeye başladı. “Murat, sen ne diyorsun? Bu yaptığın… bu söylediklerin kabul edilemez!” dedim titreyen bir sesle.
O ise panikledi. “Nermin anne, beni hatalı anlama, yalnızca duygularim karıştı. Leyla ile olan ilişkimde birtakım problemler var, ama bu problemler seni üzmemeli, aramızdaki içtenyet bana karışık duygular yaşattı, belki de hatalı hissettim…” diye bildirime çalıştı.
Ayağa kalktım, içimden süratle uzaklaşmak geldi. “Bu evden anında çıkmalıyım” dedim kendime. “Leyla’ya bunları anlatmam olası değil, ama Murat’la bir daha bu şekilde karşı karşıya gelmemeliyim.” Murat’ın şaşkın bakışları altında kapıya doğru yürüdüm.
“Nermin anne, lütfen! Ben yalnızca biraz karıştım, seni üzmek istememiştim!” diye arkamdan seslendi.Kapıyı açtım ve hiç geri dönüp bakmadan dışarı çıktım. Soğuk hava yüzüme çarparken, içimde kopan fırtına dışarıdaki yeldan daha büyüktü. Leyla’yı düşündüm. Ona her şeyin yolunda olduğunu söylemek zorundaydım. Ama bir şeyler değişmişti bundan sonra, bunu biliyordum.
Dışarıda sabaha kadar oturup düşündüm. Tekrar eve dönmeli miydim? Leyla’ya ne diyecektim? Ama bir şey kesindi: Damadımla aramda bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olamazdı.