Gelinim, akşam 6’da başlayan akşam yemeği için beni 8:30’da çağırdı

Emir kâğıtları titreyen elleriyle okumaya devam etti. Elif omzunun üzerinden bakıyordu ama artık yüzündeki o gösterişli ifade tamamen kaybolmuştu. Nermin Hanım kısık bir sesle bunun bir hukuk oyunu olup olmadığını sordu. Murat Bey cevap verdi: —“Hayır. Bu tamamen gerçek bir yasal süreç.” Emir bana baktı. Ve bir anlığına, karşımda tekrar o küçük çocuk vardı. Babasını kaybettiğinde bana sarılıp ağlayan çocuk. Bu en zoruydu. Çünkü onun arkasında, yıllarca büyüttüğüm o çocuğu hâlâ görebiliyordum. —“Bana gerçekten dava mı açacaksın?” diye fısıldadı. Derin bir nefes aldım. —“Hayır Emir. Sadece ilk kez, bir insanı görmezden gelmenin sonuçlarıyla yüzleşmeni istiyorum.” Elif öfkeyle konuşmaya başladı. Bunun bir oyun olduğunu, beni kıran şeyin sadece bir akşam yemeği olduğunu söyledi. Ama artık kimse onu dinlemiyordu. Çünkü masada artık gerçekler vardı. Rakamlar. Belgeler. Kanıtlar. Murat Bey hesabı geri aldı ve bana bir kahve getirilmesini söyledi. Bu küçük jest, beni en çok ağlatan şey oldu. Çünkü yıllardır ailem içinde görünmezken, bir yabancı bana oğlumdan daha fazla saygı göstermişti. Bir süre sessizlik oldu. Emir dosyayı kapattı. —“Ben… bunu istememiştim,” dedi kırık bir sesle. Ona baktım. —“Ama izin verdin.” Elif artık dayanamıyordu. Her şeyin benim planım olduğunu, onları yok etmek istediğimi söyledi. Ama Emir aniden ayağa kalktı. —“Yeter, Elif.” İlk kez sesi kararlıydı. —“Annem haklı.” Elif ona inanamayarak baktı. O an bir evlilik değil, bir yanılsama yıkıldı. O gece hesabı ben ödemedim. Hesap Emir’in şirketine gitti. Çünkü rezervasyon onun adına yapılmıştı. Ne büyük ironi… Beni küçük düşürmek için planladıkları gece, aslında kendi hayatlarının borcunu ortaya çıkarmıştı. Mekândan çıkmadan önce uzun süre oturdum. Murat Bey yanıma geldi. —“İyi misiniz Aylin Hanım?” Boğaz Bahçesi’nin ışıklarına baktım. —“Henüz değil… ama olacağım.” SONRASI Aylar geçti. Emir borçlarını yavaş yavaş ödemeye başladı. Lüks araba satıldı. Büyük daire değişti. Elif ile evlilikleri sessizce bitti. Emir terapiye başladı ve her Pazar beni ziyaret etmeye başladı. İlk zamanlar çok az konuşuyorduk. Ama bazen sevgi, kaybolmaz. Sadece suskunluğun altında gömülür. Ben ise çok geç de olsa önemli bir şeyi öğrendim: Sınır koymak, sevgiyi bitirmek değildir. Kendini sevmeye başlamaktır. SON.