Kocam havalimanındayken pasaportunu evde unuttuğunu söyledi

Fotoğrafta Koray’ın pasaportu gerçekten komodinin yarı açık çekmecesindeydi. Ama pasaportun hemen yanında, kırmızı bir dosyanın içinden taşan birkaç evrak daha görünüyordu. Annem fotoğrafı öyle bir açıyla çekmişti ki en üstteki belgenin başlığı, altındaki borç tutarı ve sayfanın en altındaki imza bölümü seçilebiliyordu. İmza kısmında benim adım vardı. Ve onun yanındaki imza, benim imzamı andırıyordu ama bana ait değildi. Boğazım kurudu. Belgenin üst kısmında bir kredi yapılandırmasına ilişkin ifadeler, altında da Koray’ın adına kayıtlı evin adresi seçiliyordu. Sayfanın kenarına iliştirilmiş bir notta ise “eski borç kapanacak” yazıyordu. Başımı kaldırdığımda Koray hâlâ bana bakıyordu. “Annem pasaportu bulmuş,” dedim, sesimin titrememesine uğraşarak. “Ama trafikteymiş. Hemen gelemeyecekmiş.”“Tamam,” dedi hızlıca. “O zaman boş ver. Başka zamana gideriz.” Bu kadar çabuk vazgeçmesi içimdeki şüpheyi daha da büyüttü. Aylardır bu tatil için heyecanlanan adam bir anda sakinleşmişti. “İstersen önce bir kahve alalım,” dedim. “Ben de annemi tekrar arayıp tam olarak neredeymiş öğreneyim.”Koray bir an durdu, sonra başını salladı. “Ben şu taraftaki makineden su alıp geleyim.” O uzaklaşır uzaklaşmaz annemi aradım.“Anne, sakin ol ve bana gördüğün her şeyi tek tek anlat.” “Pasaport oradaydı,” dedi annem, sesi hâlâ fısıltı gibiydi. “Ama çekmece yarı açıktı. Pasaportu alırken kırmızı dosyayı gördüm. Üzerinde bankanın adı vardı. Açıp bakmak istemedim önce ama üstte senin adını görünce elim gitti. Belgelerde Koray’ın kendi eviyle ilgili bir satış hazırlığı ve borç kapatma yazışmaları var gibi görünüyor. Bir sayfada senin rızan varmış gibi bir imza koymuşlar. Bu imza kesinlikle senin değil.” “Evi satmak mı istiyor?”“Belgelere göre niyet o yönde olabilir ama panik olma. Tek başına böyle bir kâğıtla bir anda devir olmuş gibi bir şey görünmüyor. Daha çok hazırlık, başvuru ya da işlem dosyası gibi. Ayrıca iki farklı borç dökümü de vardı. Birinde gecikme ibaresi gördüm.”