Kocasının, felçli annesi sedyedeyken evden kovdu

BÖLÜM 2 Elif’in yeni hayatı, İstanbul’un Üsküdar arka sokaklarında, bir çamaşırhanenin arkasındaki rutubetli tek odada başladı. İçeride sadece ödünç bir yatak ve ucuz yumuşatıcı kokan ince bir battaniye vardı. Arkadaşı Marisol, fazla soru sormadan onları kabul etmişti. Sadece Ayşe Hanım’ı yerleştirmeye yardım etti, küçük ocakta bir tencere yulaf lapası koydu ve Elif’e şöyle dedi: —“Ne oldu bilmiyorum ama o adam çok pişman olacak.” Ayşe Hanım sabah gözlerini açık buldu. Bakışı değişmişti. Daha netti. Daha sertti. Sanki gece boyunca, oğlunun ezdiği bütün onur parçalarını tekrar toplamış gibiydi. Elif yanına bir kaşıkla yaklaştı. —“Günaydın Ayşe Hanım. Hemen temizleyip ilacınızı vereceğim.” Yaşlı kadın sol eliyle yatağa üç kez vurdu. —“Bir yeriniz mi ağrıyor?” Ayşe Hanım şiddetle başını salladı. Sonra Elif’in getirdiği evrak çantasını işaret etti: reçeteler, tıbbi raporlar, kimlik fotokopileri, eski belgeler ve katlanmış kâğıtlar. Elif çantayı yaklaştırdı. Ayşe Hanım titreyen elleriyle sararmış bir kâğıt buldu. Murat’ın annesinin hesaplarını ve şirketlerini yönetmesini sağlayan vekâletnameydi. Parmağıyla tarihi gösterdi. Elif fısıldadı: —“18 Mart’a kadar geçerli…” Telefonuna baktı. Bugün 18 Mart’tı. Ayşe Hanım bir kalem istedi. Eğri büğrü ama net harflerle yazdı: “Bugün iptal.” Elif’in içi ürperdi. —“Murat’ın yetkisini mi kaldırmak istiyorsunuz?” Yaşlı kadın başını salladı. Elif devam etti: —“Bunu yaparsak banka hesapları, aile şirketi, ev… her şey gider.” Ayşe Hanım tekrar yazdı: “O gitsin.” Bu bir intikam değildi. Bu, “bitki gibi” denilen bir kadının aslında her şeyi duyduğunu ve kendi oğlunun onu yok saydığını anlamasıydı. Evde notere ulaşmak neredeyse imkânsızdı. —“Hasta konuşamıyorsa işlem yapamayız,” dediler telefonda.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.