Lüks Otelde Unutulan Kadının Muhteşem İntikamı
Gizem, drama yapmayı bırak. Seni lobide sadece gülmek için iki dakika bıraktık.” Kaan’dan gelen bu mesaj, Antalya’nın en lüks tatil köyünün mermer kaplı lobisinde bavulumun yanında dururken okuduğum ilk şeydi. Etrafta pahalı egzotik çiçeklerin ve deniz kokusunun esintisi vardı. Dışarıda Akdeniz masmavi parıldıyordu. İçimde ise bir şeylerin sessizce ve geri dönülemez bir şekilde koptuğunu hissettim. Bu aile tatilini altı aydır santim santim planlamıştım. Kayınvalidem Emel Hanım ve kayınpederim Harun Bey’in 30. evlilik yıldönümüydü. Kaan bana her fırsatta “aileyi birbirine yakınlaştırmak istediğini” söylüyordu. Ben de saf gibi ona inanmış, İstanbul’dan uçak biletlerini almış, beş deniz manzaralı süit ayırtmış, özel transferleri, spa seanslarını ve gün batımı akşam yemeklerini ödemiştim. Kaan yıllık priminin geciktiğini söylediğinde hiç tartışmamış, kişisel kredi kartımı çıkarıp yaklaşık 1.200.000 TL’lik tüm masrafı tek başıma üstlenmiştim. Cömert olmak istemiştim. Kabul görmek, saygı duyulmak istemiştim.