Zaten Bir Oğlum Var, Kızına Zırnık Koklatmam

Tam o sırada bir bebek ağlaması odayı doldurdu. Hemşire nefes nefese “Bir kızınız oldu!” diyerek minik bedeni göğsüme koydu. Volkan kızına sadece bir saniye baktı. Kucağına almadı, yaklaşmadı bile. Saatini kontrol etti, “Selin’i eve bırakmam gerek,” deyip arkasını dönüp gitti.Ellerim titriyordu ama tek bir damla gözyaşı dökmedim. Çünkü Volkan’ın kibirden kör olan gözlerinin unuttuğu çok önemli bir detay vardı: Vural Holding’in 1.5 milyar dolarlık imparatorluğunun tüm hukuki ve finansal mimarisini bizzat ben çizmiştim. Ve vakfın tek yetkili ana mütevellisi o değil, bendim! Doğumhaneden derhal İstanbul’un en dişli aile avukatı olan Figen’i aradım. “Volkan doğumhaneye metresini getirdi ve kızımı mirastan mahrum bırakacağını söyledi. Bu gece yapmanı istediğim üç şey var…” dedim. Ertesi sabah kayınvalidem Fazilet Hanım hastanedeki VIP odama geldi. Kız torununa sahte bir tebessümle bakıp, “Ailesel durumları biliyorsun kızım, erkek varis bizim için şarttı. Takılma böyle şeylere,” dedi. Onlar beni çaresiz sanıyordu. Oysa aynı gün saat 14:30’da, Bodrum’daki görkemli malikanemizin önüne dört dev nakliye kamyonu yanaşmıştı bile. Hukuken üzerime olan veya yönetim yetkimde bulunan her şeyi boşalttım: İtalyan mobilyalar, antika koleksiyonlar, finansal kayıtlar ve Vural Grubunun gizli offshore hesaplarının bulunduğu USB bellek… Salondaki devasa düğün fotoğrafımızın üzerini kırmızı bir marker kalemle dev bir “X” çizerek kapattım. Altına da boşanma ihbarnamesi ile şirket hesaplarının dondurulduğunu gösteren mahkeme kararını bıraktım. Akşam saat 19:30’da Volkan eve döndüğünde bomboş odalarla karşılaştı. Telefonu çaldı, Şirketin Mali İşler Müdürü panik içinde çığlık atıyordu: “Volkan Bey! Tüm ana kredi limitlerimiz donduruldu! Melis Hanım’ın avukatları şirketin 1.5 milyar dolarlık dev birleşmesini durdurdu! İmzası olmadan Cuma günü personelin maaşını bile ödeyemeyiz!”Gece saat 23:00’te Volkan, babamın Sapanca’daki çiftlik evinin kapısını yumrukluyordu. Saçı başı dağılmış, o kibirli CEO halinden eser kalmamıştı. Kapıyı açtığımda yanında avukatım Figen, babam ve polis ekipleri duruyordu. Kucağımda mışıl mışıl uyuyan kızımla merdivenlerden indim. “Melis, lütfen!” diye yalvardı Volkan. “Selin’in bir önemi yoktu! Sadece soyadı içindi! Şirket hesaplarını açtır, yarın yönetim kurulu beni kovacak!” Sakin bir sesle yüzüne baktım: “Doğumhanede 10 santim açıklığım varken yanıma o kadını getirdin. Kızımın doğduğu ilk nefeste kimliğini çalmaya kalktın. Şimdi neyin pazarlığını yapıyorsun?” Avukatım Figen araya girerek mahkeme kararını yüzüne çarptı: “Volkan Bey, hakkınızda uzaklaştırma kararı çıkarıldı. Ayrıca metresinize aktardığınız örtülü ödeneklerin bulunduğu USB bellek Mali Polise teslim edildi. Şirketi zarara uğratmak ve vergi kaçırmaktan soruşturma başlatıldı.” Tam o sırada arkadan fırlayan kayınvalidem Fazilet Hanım “Melis, oğlumun kariyerini bir kız çocuğu yüzünden mahvedemezsin!” diye bağırdı. “Ben onun kariyerini mahvetmedim,” dedim buz gibi bir sesle. “O, o doğumhaneden çıktığı an kendi sonunu kendi imzaladı.” Sonra Ne Mi Oldu? Üç ay sonra boşanma davası tek celsede sonuçlandı. Volkan CEO’luk görevinden alındı, şirket yönetiminden tamamen sepetlendi ve kişisel varlıklarının yüzde 70’ini bana devretmek zorunda kaldı. Banka hesapları dondurulunca metresi Selin, 15 aylık çocukla birlikte Volkan’ı anında terk edip bağımsız bir nafaka davası açtı. Volkan vergi kaçakçılığı ve usulsüzlük davasında hapis cezasından son anda kurtulup kamu hizmeti ve adli kontrol cezası aldı. Bütün finansal lisansları iptal edildi. Şimdi İstanbul dışında alt düzey bir analist olarak çalışıyor ve maaşının yarısına kızımın geleceği için icra yoluyla el konuluyor. Ben ise kızım Defne ile birlikte Levent’te kendi portföy yönetim şirketimi kurdum. Şirketimiz ilk yılında yüzde 32 büyüme kaydetti. Kızım Defne Soydan, kendi hakkı olan her şeyin tek varisi olarak gururla büyüyor. Ona hiçbir zaman ‘kadın olduğu için daha azına razı olması gerektiği’ öğretilmeyecek. Çünkü o, annesinin kendi elleriyle inşa ettiği o masada kimsenin izni olmadan oturacak kadar güçlü yetişiyor.