79 YAŞINDA BİR BEBEK DÜNYAYA GETİRDİM

“Tam o anda mahkeme salonunun ağır kapısı açıldı. İçeri giren kişiyi gördüğüm anda nefesim kesildi.”Kapıda duran adamı en son kırk altı yıl önce görmüştüm. Saçları artık tamamen beyazlamış, omuzları çökmüş, yüzü yılların bıraktığı derin çizgilerle kaplanmıştı. Fakat gözlerini tanımamam mümkün değildi. Salonun içindeki uğultu bir anda kesildi. Kızım Burçin sandalyesinden doğruldu. Oğlum Sinan ise yüzü bembeyaz olmuş halde kapıdaki adama bakıyordu. “Bu…” diye kekeledi. “Bu adam kim?” Adam ağır adımlarla içeri girdi. Elinde eski, kahverengi bir evrak çantası vardı. Benim yanıma gelmedi. Doğrudan hâkimin karşısında durdu.Geciktiğim için özür dilerim,” dedi. “Uçuşum ertelendi.” Hâkim kaşlarını çattı. “Kim olduğunuzu açıklayın.” Adam derin bir nefes aldı. “Benim adım Şahin Ersoy.” Bu isim Burçin ve Sinan için hiçbir şey ifade etmiyordu. Ama benim kalbimde kırk altı yıldır kilitli duran bir kapıyı açmıştı. Şahin, eşim Rauf’un en yakın arkadaşıydı.Daha doğrusu herkes öyle sanıyordu. Rauf ölmeden önce birlikte küçük bir ilaç şirketinde çalışmışlardı. Şahin araştırma bölümündeydi, Rauf ise şirketin mali işlerini yürütüyordu. Sinan sabırsızca ayağa kalktı. “Bunun bizim davamızla ne ilgisi var?” Şahin başını ona çevirdi. “Sandığından çok daha fazla.” Ardından elindeki çantayı açtı. İçinden sararmış belgeler, mühürlü bir zarf ve eski tarihli birkaç fotoğraf çıkardı. Hâkim belgeleri zabıt kâtibine uzatmasını istedi. Ben o sırada Eylül’ü göğsüme bastırmıştım. Şahin bana baktı. Gözlerinde suçluluk vardı. Kırk altı yıldır taşıdığı türden bir suçluluk.“Bunu artık anlatmalıyız, Naciye,” dedi. Başımı yavaşça salladım. Burçin bana döndü. “Neyi anlatmalısınız?” Cevabı ben verdim. “Babanız ölmeden birkaç ay önce ağır bir hastalığı olduğunu öğrenmişti.” Sinan kaşlarını çattı. “Bunu zaten biliyoruz.”Hayır,” dedim. “Siz hikâyenin yalnızca yarısını biliyorsunuz.” Rauf, hastalığının hızla ilerlediğini öğrendiğinde çocuklarımız henüz küçüktü. Doktorlar birkaç ayı kaldığını söylemişti. O günlerde tıp bugünkü kadar ilerlemiş değildi ama bazı özel klinikler erkeklerden üreme hücrelerini dondurarak saklamaya başlamıştı. Rauf ölmeden önce böyle bir işlem yaptırmıştı. Burçin gözlerini büyüttü. “Babam…?” “Evet.”