Anne Lütfen Eve Gitmeyelim

Otobüs İstanbul’un en kalabalık caddelerinden birindeki durakta durduğunda, sekiz yaşındaki kızım Aylin’in titreyen fısıltısıyla olduğum yerde kalakaldım: “Anne, ne olur burada inmeyelim. Görkem eve dönmüş ve ben ondan çok korkuyorum.” Arkamızdaki yolcular durakta yolu kapattığımız için söylenmeye başlarken yüzüm utançtan kızardı. Sekiz aydır birlikte olduğum erkek arkadaşım Görkem, zorlu boşanma sürecimin ardından yeni bir hayat kurmamız için evimizde bizi bekliyordu. Ancak kızım Aylin sıradan bir çocuk huysuzluğu yapmıyordu. Yüzü kireç gibi bembeyazdı, sırt çantasını göğsüne bastırmış, sanki dışarıdan her an bir canavar çıkacakmış gibi camdan dışarı bakıyordu. Otobüs şoförüne seslenip bir sonraki durakta ineceğimizi söyledim. Araç tekrar trafiğe akarken Aylin derin bir nefes aldı ve gecenin karanlığında duyduğu korkunç konuşmayı anlattı: “Dün gece su almak için uyandığımda Görkem odamda telefonla konuşuyordu. Karşıdaki kişiye ‘Çocuğu daha sonra alabilirsiniz ama önce annenin imzasını almam lazım. Daire temiz, çünkü çocuk resmi olarak anneannesinin yanında yaşıyor’ diyordu.” Duyduklarım karşısında kanım dondu. Sekiz yaşındaki bir çocuk; gayrimenkul tapuları, vekâletnameler ya da satış sözleşmeleri hakkında hiçbir şey bilemezdi.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.