Annem birkaç ay önce, uzun süren kanser mücadelesinin ardından hayatını kaybetmişti

Bir akşam mezarını ziyaret ettim. Toprağın başında uzun süre sessizce oturdum. Rüzgâr hafifçe ağaçları sallıyordu. Annem sanki hâlâ yanımdaymış gibi hissettim. O an şunu fark ettim: Babamın yaptıkları korkunçtu. Ceylan Teyze’nin ihaneti affedilir gibi değildi. Ama annem son günlerinde bile bize kin bırakmak istememişti. Çünkü nefret insanı içeriden çürütürdü. Babamı hemen affetmedim. Belki hâlâ tamamen affetmiş değilim. Ama onunla konuşmayı yeniden öğrendim. Çünkü bazen affetmek, yapılan şeyi unutmak değil; kendi yaralarını daha fazla kanatmamak demektir. Annemin bana bıraktığı son miras da buydu: Gerçek can yakabilirdi, ama insanı ayakta tutan şey yine sevgiydi.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.