Babasız Kızın Kahramanları Geliyor

"Doğruyu söylemek gerekirse Handan, hepimiz çok gergindik. Kader'in temposuna ayak uydurmak zor." "Öyledir," diyerek onayladım, göğsündeki rozeti parıldayarak dönen kızımı izlerken. "Onun gecesini güzelleştirdiniz. Hepiniz ona, tamamen yok olduğunu sandığım bir şeyi geri verdiniz." "Kader'in temposuna ayak uydurmak zor." "Aile olmak bunu gerektirir," dedi. "Kemal bize söz verdirdi. Bizim için bir an bile şüphe yoktu." Kader koşa koşa yanımıza geldi, yüzü ışıldıyordu. "Anne! Dans ettiğimi gördün mü?! Üstelik General Yılmaz ayaklarıma bile basmadı!" Önünde diz çökmüş, onu her zamankinden biraz daha uzun süre bağrıma basmıştım. "Harikaydın aşkım. Ve baban, şu an dünyanın en mutlu insanı olurdu." General Yılmaz ona asker selamı verdi. "Bizim için bir şerefti hanımefendi. Sayenizde hepimiz çok fiyakalı göründük." Son şarkı çaldığında tüm salon alkıştan yıkılıyordu. Kader pistin ortasında selam verirken veliler ve öğretmenler tezahürat yapıyordu. Cansu ise kalabalığın kenarında donakalmış, her şeyi izlemek zorunda kalmıştı. "Bizim için bir şerefti hanımefendi. Sayenizde hepimiz çok fiyakalı göründük." Dışarı çıkarken Kader elimi sıktı. "Gelecek yıl yine gelebilir miyiz?" "Evet, burada olacağız," diye söz verdim. "Ve babam da bizimle olacak." Dışarıya, soğuk havaya adım attık. Kader'in eli elimin içinde sıcacık duruyordu. Yukarıda yıldızlar her zamankinden daha parlak görünüyordu. Kemal gittiğinden beri ilk kez, onun verdiği sözün yerine ulaştığını hissettim. Bu söz, spor salonundan yükselen kahkahalarda saklıydı. Küçük kızımızın ay ışığı altında neşeyle dönüşündeydi. O söz, nihayet ve gerçekten evine dönmüştü. Kemal gittiğinden beri ilk kez, onun verdiği sözün yerine ulaştığını hissettim.O gece Kader uykuya daldığında, odasının kapısını aralık bırakıp yatağının kenarına oturdum. Elinde hâlâ babasının mektubu vardı. Uyurken bile parmakları o kâğıdı bırakmamıştı. Sessizce üzerine battaniyesini örttüm ve alnına bir öpücük kondurdum. Tam ayağa kalkacakken yastığının altında bir şey gördüm. Katlanmış küçük bir resim. Merakla açtım. Kader'in kendi çizdiği bir resimdi. Ortada kendisi vardı. Bir yanında ben, diğer yanında Kemal... El ele tutuşuyorduk. Üstümüzde yıldızlarla dolu bir gökyüzü vardı. Resmin en üstüne ise çocuk el yazısıyla şu cümleyi yazmıştı: "Babam bu gece benimle dans etti." O an gözyaşlarımı durduramadım. Çünkü anladım ki bazı insanlar gerçekten gitmiyordu. Onlar bir şarkının içinde kalıyordu. Bir mektubun satırlarında yaşıyordu. Bir çocuğun gülüşünde saklanıyordu. Ve bazen, verilen bir sözün peşine düşen insanların kalplerinde yeniden hayata dönüyordu. Pencereye yaklaşıp gece gökyüzüne baktım. Ay ışığı bahçeye vuruyordu. Bir an için Kemal'in sesini duyar gibi oldum: "Merak etme Handan... Kızımız iyi olacak." Gülümsedim. "Oldu bile," diye fısıldadım. Çünkü o gece Kader sadece babasını hatırlamamıştı. Babası tarafından ne kadar sevildiğini de öğrenmişti. Ve bazı çocuklar babalarının elini ömür boyu tutamazlar... Ama bazı babalar, öldükten sonra bile çocuklarının elini bırakmazlar. İşte o gece, yıldızların altında yürürken bunu hissettim. Kemal gitmişti. Ama sevgisi hâlâ eve dönmeye devam ediyordu.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.