Cenazede Bıraktığı Not Bir Babaya İtiraf
1. Bölüm — Giriş Babamın cenazesi küçük bir mezarlıkta, sabahın erken saatinde yapıldı. Hava nemliydi, toprak taze kazılmıştı ve çiğli bir rüzgâr mezarlığın etrafında dolaşıyordu. İçeriye girdiğimde kalbimde yılların biriktirdiği bir taş ağırlığı vardı. Çocukluğumun en keskin anıları, babamın beni evlatlıktan reddettiği günün görüntüleri, yüzlerce kez tekrar edip köşelere tıkadığım sorular… Hepsi aynı anda önümde dizildi. Uzun yıllar boyunca adımı anmayan, varlığımı yok sayan bir adamın tabutu önümdeyken bile dudaklarında neden bir cümle olmadığını düşündüm. Mütevazı bir tören, birkaç eski arkadaş, uzak akrabalar… Hepsi gelip gittiler. Ben ise elime sıkıca tutunduğum zarfı açmayı bekledim. Zarfın içindeki mektup, bana bıraktığı tek konuşmaydı.Mektubu okurken babamın sert, kontrol altında tutulmuş yazısındaki titrek çizgiler bile bir duyguya işaret ediyordu. Satırlar boyunca suçlama yoktu; yerine görev duygusu, özür ve açıklama vardı. Bana neden uzak durduğunu anlatıyor gibiydi ama bir anlatımdan çok bir talimat veriyordu. Mektubun sonunda belirtilen yer: eski ev, kilitli çekmece ve birkaç dosya. Oraya gitmek, babamın geçmişine dokunmak demekti. Tutup gitmeye kararlıydım. Çünkü yılların birikmiş öfkesi ile merakım birleşmişti ve cevaplar çağırıyordu.