Garajında Gördüğüm Şey Beni Ağlattı

Kapının ardında gördüğüm oda, çocukluğumun mutfağına öylesine benziyordu ki birkaç saniye nefes alamadım. Duvarlar açık sarıya boyanmış, beyaz ahşap dolapların önüne küçük, yuvarlak bir masa yerleştirilmişti. Pencerede, mavi çiçek desenli ince perdeler vardı. Bir köşede yeni takılmış alçak bir raf, diğer köşede ise rahatça oturulabilecek geniş bir sandalye duruyordu.Ama beni en çok sarsan şey masanın üzerindeydi. Çerçevelenmiş eski bir fotoğraf. Annem, ben henüz on yaşındayken mutfağımızda hamur açarken gülümsüyordu. Yanında un içinde kalmış küçük bir kız vardı. Bendim o. Fotoğrafın üzerinde annemin el yazısıyla yazdığı cümle görünüyordu: “Yelda'mın ilk keki.”“Bu fotoğrafı nereden buldun?” diye fısıldadım.Arkamda bir şey yere düştü. Döndüğümde Nejat'ı gördüm. Elindeki ahşap çıtalar ayaklarının dibine saçılmıştı. Yüzünde şaşkınlıkla korku birbirine karışmıştı. “Yelda? Sen burada ne arıyorsun?” “Özür dilerim. Haber vermeden geldim. Ama artık neden evini benden sakladığını bilmem gerekiyordu.” Nejat önce rampaya, ardından açık kapıya baktı. Derin bir nefes aldı. “Demek sürpriz bozuldu.” “Nasıl bir sürpriz bu?”Cevap vermeden önce kapının yanındaki ahşap tabelayı gösterdi. Üzerinde düzgünce oyulmuş şu söz yazıyordu: “Yelda'nın istediği zaman gelip dinlenebileceği yer.” Altına daha küçük harflerle bir cümle eklemişti: “Kapısı açık, kararı kendisine ait.” Gözlerim yeniden doldu. “Bütün bunları benim için mi yaptın?” “Senin hoşuna gidebileceğini düşündüm. Ama beğenmek zorunda değilsin.” Nejat beni masanın yanına götürdü. Fotoğrafı, bir akşam eski albümlerimi gösterdiğimde telefonuyla çektiği görüntüden yeniden bastırmıştı. O gün bunu fark etmemiştim bile.“Annenin mutfağını anlatırken yüzün değişiyordu,” dedi. “Sanki yıllardır aradığın bir yere geri dönüyordun.” Sandalyeye oturdum. Masanın kenarını ellerimle yokladım. Ahşap tamamen pürüzsüzdü.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.