Gece saat 02:00’de kız kardeşim

Sonra, hastane bekleme odasında başka bir numarayı çevirirken ellerimin titremesine neden olan o kısım geldi. 112 değil; onu zaten aramıştım. Elif’in davasına bakan dedektifi aradım çünkü memurlardan biri, Murat tutuklandıktan sonra telefonunda ne bulduklarını bana göstermişti: Annemin mesajlarının ekran görüntüleri, Elif’e “bir ders verme” planları ve annemin yazdığı bir mesaj: Eğer Emel’in evine kaçarsa, ben onu orada oyalarım. Ekrana öylece bakakaldım, parmaklarım o kadar çok titriyordu ki telefonu neredeyse düşürüyordum. Öz annem, bu tuzağın kurulmasına yardım etmişti. Güneş doğduğunda Elif; kırık bir kaburga, ağır morluklar ve başlatılan bir uzaklaştırma kararıyla hastaneye yatırılmıştı. Öğlen tam ifadesini verdi. Ertesi hafta ben de verdim. Annem aramaya devam etti; aile, affetmek ve sadakat üzerine sesli mesajlar bıraktı. Her birini kaydettim ve hiçbirine cevap vermedim. Elif şimdi benimle yaşıyor. Bazı geceler hâlâ en ufak bir sese uyanıyor. Bazı sabahlar ise yeniden kendisi gibi gülüyor. İyileşmenin bir anda olmadığını öğrendim. İyileşmek; kararlarda, resmi belgelerde ve kanıtlarda saklı. Değişen kilitlerde, engellenen numaralarda ve yıllar süren sessizliğin ardından yüksek sesle söylenen cesur bir gerçekte... Bu da benim gerçeğim. Eğer sevdiğiniz birinde uyarı işaretleri görürseniz, sadece tatsızlık çıkmasın diye onları görmezden gelmeyin. Gördüklerinize güvenin. "Kibar" olmaya çalışmak yerine daha erken sesinizi yükseltin. Bazen o seçim, her şeyi değiştirir.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.