Gece Yarısı Süzülen Gölge
Düğün gecesi saat 00:43’te uyandım. Merve yanımda yoktu. Koridorda babamın odasından gelen hafif bir ses duydum. Babam ve annem uzun süredir ayrı odalarda yatıyordu. Babamın odasının kapısı hafifçe aralıktı. Loş ışıkta uzun koyu saçlı, narin yapılı bir kadın silüeti fark ettim. Kanım dondu. Koşarak odamıza döndüm. Beş dakika sonra Merve, elinde ıslak bir tişörtle yan odadaki mutfaktan içeri girdi. Leke tutmasın diye tişörtü yıkamaya gittiğini söyledi. O değildi… Ama o zaman o odadaki kimdi? Ertesi gece gerçeği kendi gözlerimle görmeye karar verdim. Gece yarısı babamın odasının dışa açılan kapısının gıcırdadığını duydum. Merve yanımda derin uykudaydı. Yalınayak koridora çıkıp kapıyı ittim.Babamın yanında, kasaba merkezinde lokanta işleten 45 yaşındaki dul Leyla duruyordu. Babam öfkeyle üzerime yürüdü. Pişmanlık duymak bir yana, annemin yüksek tansiyonunu öne sürerek beni tehdit etti: “Annenin felç geçirmesini istemiyorsan çeneni kapatacaksın!” Günlerce bu ağır yükle yaşadım. Amcam Enver’in de bu ilişkiyi bildiğini ama babama olan borcu yüzünden susturulduğunu öğrendim. Merve durumumu fark edip beni sıkıştırınca her şeyi anlatmak zorunda kaldım. Merve duydukları karşısında dehşete düşse de dik durdu ve anneme gizlice ekonomik özgürlük kazandırmak için plan yaptı. Anneme evden yapabileceği dikiş işleri bulduk, kişisel evraklarını düzenledik. Bir salı öğleden sonrası, eve Ahmet adında bir müteahhit geldi. Elindeki arsa satış sözleşmesini mutfak masasına, annemin önüne koydu: “Türkan Hanım, anayol kenarındaki üç dönümlük arsanın devri için geldim.” Annemin yüzündeki bütün renk çekildi. “Ne arsası?” Müteahhit, altında annemin imzası bulunan belgeyi çıkardı. Annem kağıda uzun uzun baktı ve kısık bir sesle konuştu: “Bu imza benim değil.” O sırada mutfağa giren babamın elindeki kamyon anahtarları pat diye yere düştü…Müteahhit Ahmet, arsa için babama 2 milyon lira kapora ödediğini ve imzanın sahte olduğunu öğrenince çılgına döndü. Paranın bir kısmının babamın batan iş borçlarına, büyük bir kısmının ise Leyla’nın banka hesabına aktarıldı ortaya çıktı. Babam, annemle ortak olduğu arsayı satıp metresiyle yeni bir iş kurmayı planlamıştı. Annem gözyaşı dökmedi. Sadece gözlerimin içine bakarak, “Herkes biliyordu, değil mi?” diye sordu. O an anlayışımın arkasına saklandığım sessizliğin, aslında babamın sahtekarlığına zemin hazırladığını fark ettim. Annem hariç tüm aile gerçeği biliyor ama onu kendi hayatı hakkında karar alma hakkından mahrum bırakıyordu. Babam köşeye sıkışınca kontrolden çıktı. Annemi belgeyi zorla imzalamaya zorlayıp bileğinden tutarak kağıda bastırmaya çalıştı. Merve ile birlikte araya girdik, Amcam Enver ise yaşanan arbedeyi cep telefonuyla kayda aldı. Çağrılan polis ekipleri, sahte sözleşmeyi ve darp izlerini inceleyerek babam hakkında yasal işlem başlattı. Olayın ardından babam dolandırıcılık davasından kaçınmak için elindeki tüm iş makinelerini ve emektar pikabını zararına satarak müteahhidin parasını ödemek zorunda kaldı. Onlarca yıllık birikimi birkaç hafta içinde eridi. Yaşadığı hezimetin öfkesiyle Merve’ye iftiralar atmaya, gelinimizin aile malına konmaya çalıştığı yalanını yaymaya çalışsa da, Merve’nin kararlı duruşu ve mahalledeki akrabaların önünde babama imzalattığımız yazılı tekzip ile bu yalan da çöktü. Annem, 34 yıllık evliliğini tek bir celsede bitirmek üzere mahkemeye başvurdu. Babam masada gözyaşları içinde özür dilerken annem tarihi cevabını verdi: “Özrünü kabul ediyorum Rıza. Ama seni affetmiş olmam, senin karın olarak kalacağım anlamına gelmez.” Boşanma protokolüyle evin mülkiyeti anneme geçti. Babam evden tamamen çıkarıldı ve kulis olarak kullandığı depoda yaşamaya başladı. Annemin yaşadığı alana giden yola tamamen bağımsız bir kapı ve çit ördük. Aylar içinde annemin dikiş atölyesi büyüdü. Kendi kazandığı parayla ilk kez alışverişe çıktığında gözlerindeki o gururu görmek her şeye değerdi. Amcam borcunu yasal yollarla yapılandırarak babamın vesayetinden kurtuldu. Bir yıl sonra, ailemizin yıkıldığını sandığımız o evde huzurla akşam yemeği yiyorduk. Gerçekler ailemizi yıkmamıştı; ailemizi yıkan şey babamın bencilliği ve bizim koruma kılıfı altında sürdürdüğümüz sessizliğimizdi. Annem kendi kapısını kilitlediği, kendi parasını kazandığı ve kendi kararlarını aldığı yeni hayatında ilk kez gerçekten nefes alıyordu.