Kayınvalidesi doğumdan önce ona bakarak şöyle dedi

BÖLÜM 2 Zeynep, bir hemşirenin malzeme arabasının üzerine bıraktığı kartla depo kapısını açtı. Oraya girmesi halinde işini kaybedebilirdi ama hastanenin, rijit bir medikal soğutucu kutu içinde taşınabilir yenidoğan hipotermi seti sakladığını biliyordu. Bu, buz dolu bir kutu değildi: sızdırmaz jel paketleri, sensörler ve şiddetli oksijensizlik sonrası beyin hasarını azaltmak için kontrollü soğutma sağlayan özel örtüler içeriyordu. Bu yöntemi, bir eğitim sırasında koridordan duyduğu anlatımdan öğrenmişti. Sonra kendi kendine araştırmıştı. Soğutma tedavisi hayatı geri getirmezdi ama kalp yeniden çalışırsa beyni koruyabilirdi. En önemlisi Zeynep, eğitmenlerin şu uyarısını hatırlıyordu: Yenidoğan ölümü kesinleştirilmeden önce, agonal solunum ve nabız mutlaka doğru ekipmanla tekrar kontrol edilmeliydi. Soğutma setini aldı ve koşarak odaya döndü. Bir hemşire onu durdurmaya çalıştı. —Giremezsin! —Bebeği tekrar kontrol edin —diye yalvardı Zeynep—. Üstünü örttüklerinde çenesinde hareket gördüm. —Bu bir refleksti. —O zaman kanıtlayın. Doppler kullanın. Lütfen. Neonatolog bitkin ve öfkeli bir şekilde ortaya çıktı. —Hanımefendi, çıkın. Yapılması gereken her şey yapıldı. Zeynep beşiğe baktı. Örtü tamamen sabit değildi. Göğüs hizasında neredeyse fark edilmeyen çok küçük bir hareket vardı. —Doktor, nefes alıyor. Herkes döndü. Doktor, mesleki bir refleksle yaklaştı. Sensörü yeniden yerleştirdi, bebeğin baş pozisyonunu değiştirdi ve yenidoğan Doppler cihazını istedi. Birkaç saniye hiçbir ses duyulmadı. Sonra çok zayıf bir nabız belirdi. —Dakikada otuz sekiz —dedi bir hemşire, sesi titreyerek. Oda bir anda canlandı. Ventilasyon ve kalp masajı yeniden başlatıldı. Neonatolog adrenalin istedi ve bebeğin yoğun bakıma alınmasını emretti. Zeynep soğutma setini açıp ekipmanı gösterdi. —Dün eğitim için getirilmişti. Doktor şaşkınlıkla ona baktı. —Dolaşım stabil olur olmaz kontrollü terapötik soğutma hazırlayın. Mert, oğlunun artık örtülüp “vaka kapandı” denmişken yeniden doktorların arasında olduğunu anlamıyordu. Elif ise şok nedeniyle sedasyon altındaydı; zayıf bir inleme duyduğunda ancak tepki verebildi. —Bu Emir mi? —diye fısıldadı. Monitör düzensiz ama gerçek kalp atışlarını göstermeye başlamıştı. Bir hemşire gözyaşları içinde maske tutuyordu. Bebek transport inkübatörüne alındı ve yenidoğan yoğun bakıma götürüldü. Mert koridorda Zeynep’i aradı. Zeynep hâlâ gri üniformasıyla, elleri soğutma kutusunun sapında titreyerek duruyordu. —Sen kimsin? —diye sordu Mert. —Temizlik personeliyim. —Bunu nereden biliyordun? Zeynep gözlerini indirdi. —Ben on altı yaşındayken kardeşim öldü. Boğulmuştu ve köyümüzde kimse ilk yardım bilmiyordu. O günden beri elimden geldiğince öğreniyorum. Hemşirelik kazandım ama annem hastalanınca bırakmak zorunda kaldım. Mert cevap veremeden Süheyla, hastane idari müdürüyle birlikte geri geldi. —O kız torunumu riske attı! —diye bağırdı—. Yasak bölgeye girdi, ekipmanı çaldı ve tıbbi süreci bozdu. Derhal kovulmalı! Zeynep’in yüzü bembeyaz oldu. Müdür, kameraların incelenmesi için onu bir odaya götürmek istedi. Sosyal medyada Zeynep’in soğutma kutusuyla koştuğu bulanık bir video dolaşıyordu. Kimileri onu kahraman ilan ediyor, kimileri ise dikkat çekmekle suçluyordu. Yoğun bakımda Emir nefes almak için savaşıyordu. Doktorlar sonraki saatlerin kritik olduğunu söylüyordu: kalıcı hasarsız kurtulabilir, ağır beyin hasarı kalabilir ya da tekrar kalbi durabilirdi. Mert, Zeynep’in tutulduğu odaya girdiğinde Süheyla’nın çoktan bir şikâyet dilekçesi imzalatmaya çalıştığını gördü. —İmzalat —dedi Süheyla—. Eğer çocuk kötüleşirse suçlayacak birini bulmamız lazım. Mert belgeyi aldı, sessizce okudu ve başını kaldırdı. —Evet, bir şikâyet olacak anne. Ama önce şunu bilmek istiyorum: Oğlum doğmadan önce sen neden hastane müdürüyle konuşuyordun? Süheyla dondu kaldı. Masaya, Mert Elif’in telefonundan kurtarılan bir ses kaydını koydu. Ve oynat düğmesine bastığında, herkes gerçek skandalın daha yeni başladığını anladı.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.