KIZIMIZIN DÜĞÜNÜNDE KOCAM BENİ TERK ETTİ

“Fakat kızımın birkaç saniye sonra mikrofonu eline alıp söylediği şey, Nedim’in yüzündeki ifadeyi tamamen değiştirdi.” İnci mikrofonu iki eliyle tuttu. Parmaklarının hafifçe titrediğini görebiliyordum ama sesi beklediğimden çok daha sakindi. “Baba,” dedi, “madem bugün herkesin önünde dürüst olmaya karar verdin, o zaman bence tamamen dürüst olmalısın.”Salondaki sessizlik daha da ağırlaştı. Nedim’in yüzündeki kendinden emin ifade bir anda kayboldu. “İnci, bugün senin düğünün. Bunu uzatmanın anlamı yok.” Kızım başını iki yana salladı. “Tam tersine. Bugün benim düğünüm olduğu için konuşacağım.” Kalbim öylesine hızlı atıyordu ki göğsümün içinden çıkacak sandım. İnci yanındaki sandalyenin altına eğildi ve küçük bir zarf çıkardı. Nedim zarfı görür görmez rengi değişti. O an bunun sıradan bir kâğıt olmadığını anladım. “Bu ne?” diye sordum istemsizce. İnci bana baktı. “Anne, sana bunu bugün söylemek istemezdim. Ama babam seçimini yaptı.” Nedim bir adım kızımıza doğru attı. “İnci, o zarfı bana ver.” Damadım Yiğit hemen ayağa kalkarak İnci’nin yanında durdu. “Neden?” dedi sakin ama sert bir sesle. “İçinde utanacağınız bir şey mi var?” Konuklar arasında fısıldaşmalar başladı. Nedim’in kardeşi ayağa kalkacak gibi oldu ama sonra yeniden yerine oturdu. İnci zarfın içinden birkaç fotoğraf ve bazı belgeler çıkardı. “Üç hafta önce babamın bana bıraktığı eski dizüstü bilgisayarı düğün fotoğraflarımızı hazırlamak için açtım,” dedi. “Bilgisayarda yıllardır kullanılmayan bir klasör buldum.” Nedim gözlerini kapattı. Ben ise ne söyleyeceğimi bilemiyordum. İnci devam etti. “Babam annemi bugün terk etmeye karar vermedi.” Salondan birkaç şaşkın ses yükseldi. “Bunu en az iki yıldır planlıyor.” Boğazım kurudu. İki yıl mı? Nedim bana dönüp, “Dinleme onu. Olayı yanlış anlıyor,” dedi. Ama artık ona bakamıyordum. İnci fotoğraflardan birini masanın üzerine bıraktı. Fotoğrafta Nedim vardı. Yanında ise hiç tanımadığım, benden yaklaşık on beş yaş genç bir kadın duruyordu. İkisi bir restoranın önünde birbirine sarılmıştı. Fotoğrafın köşesinde tarih görünüyordu. On sekiz ay önce. Nefesim kesildi. İnci ikinci fotoğrafı koydu. Bu kez aynı kadınla bir tatil beldesindeydiler. Üçüncü fotoğraf. Bir evin balkonunda yan yana oturuyorlardı. “Yeter!” diye bağırdı Nedim. Ama İnci geri adım atmadı. “Hayır baba. Annem otuz iki yıl boyunca seni korudu. Herkese ne kadar çalışkan olduğunu anlattı. Her sıkıntıda seni savundu. Sen ise iki yıldır başka biriyle yeni bir hayat hazırlıyormuşsun.” Nedim yumruklarını sıktı.