Kocamın gizli sevgilisinin kim olduğunu öğrendim

İstanbul'un en gözde semtlerinden biri olan Bebek'te, Boğaz'a nazır görkemli bir yalıda büyük bir doğum günü daveti veriliyordu. İş dünyasının tanınmış isimleri, sosyetenin önde gelen aileleri ve seçkin davetliler bahçeyi doldurmuştu. Ben ise oraya davetli değildim. En azından artık değildim. Adım Emine'ydi. Üç yıllık evliliğimin son aylarında hayatımın yavaş yavaş elimden kaydığını hissediyordum. Kocam Deniz, bana her geçen gün daha uzak davranıyor, her soruma yeni bir yalanla cevap veriyordu. Ama o geceye kadar elinde ne kadar büyük bir ihanet olduğunu bilmiyordum. O gece doğum günü kutlanan kişi, Deniz'in annesi Münevver Hanım'dı. Bahçenin ortasında durmuş, kalabalığın arasında ilerlerken insanların bana şaşkın gözlerle baktığını hissediyordum. Birkaç kişi fısıldaşmaya başlamıştı. Tam o sırada Deniz'in yanında duran kadın beni gördü. Selin. Uzun boylu, gösterişli, her zaman kusursuz görünmeye çalışan o kadın. Dudaklarında küçümseyici bir gülümseme belirdi. "Emine?" dedi yüksek sesle. "Buraya gelmeye utanmadın mı?" Kalabalık sessizleşti. Eskiden olsa gözlerimi kaçırırdım. Eskiden olsa ağlamaya başlardım. Ama artık eski Emine değildim. Telefonumu kaldırdım. "Selin," dedim sakin bir sesle. "Madem beni tanımıyorsun, belki bunu tanırsın." İlk fotoğraf ekranda belirdi. Deniz'in otomobilinin içi. Yolcu koltuğunun altında kırmızı dantel bir iç çamaşırı ve yanında Selin'in adının baş harfleri işlenmiş altın bir bileklik. Bahçede uğultular yükseldi. Selin'in yüzündeki gülümseme kayboldu. "Bu hiçbir şeyi kanıtlamaz." "Biliyorum." Parmağımı kaydırdım. İkinci fotoğraf açıldı. Beşiktaş'taki lüks bir otelin güvenlik kamerası görüntüsü. Deniz ve Selin el ele yürüyordu. Tarih net şekilde görünüyordu. Geçen ayın on dördü. O gece ben annemin ameliyatı için hastanede sabahlamıştım. Deniz ise bana Ankara'da toplantıda olduğunu söylemişti. Münevver Hanım'ın yüzü bembeyaz kesildi. Yanında duran eşi Kemal Bey sertçe oğluna baktı. "Bu nedir Deniz?" Deniz yutkundu. "Baba, yanlış anlama..." İlk kez gerçekten güldüm. "Yanlış anlama mı?" Son videoyu açtım. Deniz'in sesi bütün bahçeye yayıldı. "Emine hiçbir şeyden şüphelenmiyor." Ardından Selin'in sesi geldi. "Peki şirket hisselerini üzerine geçirecek misin?" Deniz kahkaha attı. "Biraz daha baskı yapacağım. Biraz daha suçluluk hissettireceğim. Sonunda imzalayacak." Bahçede buz gibi bir sessizlik oluştu.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.