Kocamın tokadı yüzüme indiği anda salondaki herkes sustu

Bölüm 2 : O gece neredeyse hiç uyuyamadım. Avukatımın söyledikleri beynimin içinde dönüp duruyordu. Sürekli. Tekrar tekrar. Çünkü duyduklarım sadece bir ihanet değildi. Bu düpedüz bir komplonun içindeydi. Sabah saat altıda telefonum yeniden çaldı. Arayan avukatımdı. Sesi bu kez daha gergindi. “Dosyaları inceledik.” “Ve?” “Alonso'nun şirketinden son iki yılda büyük miktarda para çıkışı olmuş.” Ben kaşlarımı çattım. “Ne kadar büyük?” Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu. Sonra rakamı söyledi. Nefesim kesildi. Yaklaşık otuz milyon lira. “Ne?” “Üstelik bu para kayıtlarda görünmüyor.” Ben koltuğa çöktüm. “Paralar nereye gitmiş?” “Henüz bilmiyoruz.” “Bul.” Sesim buz gibiydi. “Ne gerekiyorsa yap.” Telefon kapandıktan sonra uzun süre hareket edemedim. Çünkü birden geçmişteki birçok şey anlam kazanmaya başlamıştı. Alonso'nun sürekli nakit istemesi. Annesinin durmadan lüks harcamalar yapması. Ortada görünmeyen faturalar. Kaybolan belgeler. Ve son aylardaki garip telefon konuşmaları. Hepsi. Saat sekizde ilk sonuç geldi. Ben kahvemi içerken Alonso aradı. İlk kez. Dün beni tokatlayan adam. İlk kez arıyordu. Telefonu açtım. “Ne istiyorsun?” Karşı tarafta birkaç saniye sessizlik oldu. Sonra konuştu. “Kartlar çalışmıyor.” Ben cevap vermedim. “Camila?” Yine sessizlik. “Annemin kartları reddedildi.” Ben pencereye doğru yürüdüm. İstanbul trafiği aşağıda akıyordu. İnsanlar hayatlarına devam ediyordu. Ama birileri için kıyamet başlamıştı. “Beni ilgilendirmiyor.” Alonso'nun sesi yükseldi. “Ne yaptın sen?” “Ben mi?” Gülümsedim. “Bana ait hesapları kapattım.” Bir sessizlik. Sonra öfke. “Sen kafayı mı yedin?” “Hayır.” “Bu aileyi mahvedeceksin!” İşte bunu duyunca kahkaha attım. İlk kez. Gerçek bir kahkaha. “Dün beni evden atan sen değil miydin?” “Bu farklı.” “Hayır Alonso.” “Bu aynı şey.” Telefonu yüzüne kapattım. Tam o sırada başka bir çağrı geldi. Graciela Hanım. Açtım. Karşı taraftan bağırışlar geliyordu. “Sen nasıl cesaret edersin?” “Ne oldu?” “Şoför maaşını alamamış.” “Üzüldüm.” “Bahçıvan da ödeme bekliyormuş.” “Ne talihsizlik.” Kadın delirmek üzereydi. “Bu evin bütün giderleri durmuş!” “Evet.” “Niye?” Ben gözlerimi kapattım. Yıllardır beklediğim an gelmişti. “Çünkü artık ben ödemiyorum.” Telefonun diğer ucunda ölüm sessizliği oluştu. İlk kez. İlk kez korktuğunu hissettim. “Ne demek istiyorsun?” “Gayet açık konuştum.” “Senin harcadığın para benimdi.” “Yalan!” “Değil.”
Copyright © 2015. All Rights Reserved.