Oğlum sekiz yaşında titreyerek eve geldi ve bana yalvardı

Bir polis memuru yaklaştı. — Oğlunuzun neden bu halde olduğunu açıklamanız gerekiyor. Elif yutkundu. — Banyoda düştü. — O halde neden siz hastaneye götürmediniz? Elif ağzını açtı ama tek kelime çıkmadı. Tam o sırada içeriden oğlumun ağlama sesi geldi. Ve ardından hayatımı durduran o cümle: — Roberto’nun tekrar gelmesini istemiyorum… O anda ortaya çıkacak gerçeğe hazır olmadığımı anladım. Bölüm 2 O an koridor buz kesildi. Elif’in gözleri büyüdü. Ben nefes almayı unuttum. Polis memuru hemen dönüp bana baktı. — Roberto kim? Elif bir adım geri çekildi. — Emir korku filmi izledi… saçmalıyor… Ama sesi titriyordu. Tam o sırada muayene odasının kapısı açıldı. İçeriden çıkan doktorun yüzü sertti. Hayatım boyunca insanların yüzlerinde öfke, üzüntü, acı gördüm. Ama o doktordaki ifade başka bir şeydi. Tiksinti. Doktor doğrudan polislere döndü. — Çocuk Koruma Birimi hemen devreye girsin. Çocuğun vücudunda ciddi darp izleri var. Ayrıca… Bir an durdu. Elif’in yüzüne baktı. — Bu çocuk uzun süredir sistematik şiddete maruz kalmış. Elif bağırdı: — Yalan! Diego beni suçlamaya çalışıyor! Doktor gözünü bile kırpmadı. — Hanımefendi, burada gördüğümüz şey bir kazaya benzemiyor. Polis memuru Elif’i kenara çekti. — Roberto’nun kim olduğunu anlatacaksınız. Ben duvara yaslandım. Dizlerim boşalmıştı. Çünkü o isim bana yabancı değildi. Yaklaşık altı ay önce Emir telefonda yanlışlıkla şöyle demişti: — Roberto yine annemin odasında kalacak mı? Sorduğumda Elif gülüp geçmişti. — Erkek arkadaşım. Çocuk dramatik davranıyor. Sonra Emir birkaç hafta boyunca bana sarılırken ürkekleşmeye başlamıştı. Bir keresinde duş aldırırken sırtındaki morluğu görmüştüm. “Kapıya çarptım” demişti. Ben inanmak istememiştim. İnsan bazen gerçeği görür. Ama onu kabul etmek hayatını parçalayacağı için kendini kör eder. O gece saatler ilerledikçe her şey ortaya çıkmaya başladı. Sosyal hizmet uzmanı beni küçük bir odaya aldı. — Baban burada, korkmana gerek yok, dedi Emir’e. Oğlum battaniyeye sarılmıştı. Gözleri şişmişti. Yanına oturduğum anda parmakları hemen elime tutundu. Sonra fısıldadı: — Annem bana anlatırsam seni bir daha göremeyeceğimi söyledi. Boğazım düğümlendi. — Artık kimse seni korkutamayacak. Dakikalarca sustu. Sonra kırık kırık anlatmaya başladı. Roberto yaklaşık bir yıldır Elif’le birlikteydi. Başta iyi davranmıştı. Oyuncak getiriyor, hamburger alıyordu. Ama sonra Elif gece vardiyalarına gitmeye başladığında Roberto evde yalnız kalıyordu. Ve Emir artık odasının kapısını kilitlemeye başlamıştı. Bir gece Roberto sarhoş gelip kapıyı kırmıştı. Sonrasını Emir anlatırken elleri titriyordu. Ben ağlamamaya çalışıyordum. Ama içimde bir canavar büyüyordu. Çünkü oğlum haftalardır, belki aylardır cehennemde yaşıyordu. Ve ben onu her pazar geri teslim etmiştim. Sabaha karşı polisler Roberto’yu İstanbul yolundaki bir otelde yakaladı. Kaçmaya çalışmıştı. Telefonunda çocuklara ait görüntüler bulundu. Sadece benim oğlum değilmiş. O an hastane koridorunda kusacak gibi oldum. Elif ise hâlâ kendini kurtarmaya çalışıyordu. — Ben bilmiyordum! Yemin ederim bilmiyordum! Ama polislerden biri önüne bir dosya koydu. Komşuların şikâyetleri. Okuldan gelen uyarılar. Hastane kayıtları. Eski morluk raporları. Ve en kötüsü…