Üç Yaşındaki Kızımı Kadınlar Tuvaletine Götürdüm

Kadının yüzündeki kendinden emin gülümseme bir anda kayboldu. 'Beni mi?' diye sordu. 'Herhâlde yanlış anladınız. Şikâyetçi olan benim!' Güvenlik görevlisi elindeki telsizi beline taktı. Kırklı yaşlarında, sakin görünüşlü bir adamdı. Yaka kartında 'Cemal' yazıyordu. 'Evet, hanımefendi. Sizinle görüşmem gerekiyor. Ama önce bu beyefendiyle küçük kızının buradan çıkmasına izin verin.' Kadın iki kolunu açarak kapıyı kapatmaya devam etti. 'Hayır! Önce bu adamın neden kadınlar tuvaletinde olduğunu açıklamasını istiyorum.' Cemal'in sesi sertleşti. 'Beyefendi durumu zaten danışmaya açıklamış. Ayrıca siz de bu kapının önünde insanları engelleyerek başka bir sorun çıkarıyorsunuz. Lütfen kenara çekilin.' Şaşkınlıkla başımı kaldırdım. 'Danışmaya mı? Ben kimseye açıklama yapmadım.' Cemal başıyla koridoru işaret etti. 'Birazdan anlatacağım. Önce kızınızı sakin bir yere götürelim.' İnci bütün gücüyle boynuma sarılmıştı. Minik bedeni titriyordu. Onu kucağıma aldım ve güvenlik görevlisinin açtığı yoldan dışarı çıktım. Koridordaki banklardan birine oturduğumuzda kızım yüzünü göğsüme gömdü. 'Babacığım, polis bizi götürecek mi?' 'Hayır, güzel kızım. Kimse bizi götürmeyecek.' 'Ama teyze çok kızdı.' 'Biliyorum. Fakat sen yanlış hiçbir şey yapmadın.' İnci gözlerini kaldırdı.'Çişim geldi diye mi kızdı?' O soruya cevap vermeden önce birkaç saniye beklemek zorunda kaldım. 'Hayır, canım. Bazen büyükler de yanlış davranabilir. Sen sadece tuvalete gitmek istedin. Bu çok normal.' Cemal yanımıza gelip çömeldi. 'Küçük hanım, ben Cemal amca. Baban sana yardım etmiş. Burada yanlış bir şey yapmadınız.' İnci burnunu çekti. 'Gerçekten mi?' 'Gerçekten. Şimdi istersen babana biraz su getireyim. Sen de içersin.' Kızım hafifçe başını salladı. Cemal doğrulduğunda yüzündeki yumuşak ifade yerini ciddiyete bıraktı. 'Altan Bey, size bir açıklama borçluyuz.' Adımı nereden bildiğini merak ederek yüzüne baktım. 'Başvuru sıranız danışma ekranında görünüyor. Ayrıca birkaç dakika önce yaşadığınız sorunu danışmadaki arkadaşımıza anlattığınızı düşündüm. Meğer başka bir vatandaş haber vermiş.' 'Kim?' 'Koridorda bekleyen yaşlı bir hanım. Siz tuvalete girmeden önce aile tuvaletinin arızalı olduğunu görevliye sormuşsunuz. Ardından kadınlar tuvaletinin kapısından seslenmişsiniz. O hanım bunları görmüş.' Başımı salladım. Gerçekten de elinde bastonuyla bekleyen yaşlı bir kadın vardı. Cemal devam etti. 'Kadının size bağırmaya başladığını duyunca danışmaya gitmiş. Küçük bir çocuğun ağladığını ve çıkışın engellendiğini söylemiş. Ben bu nedenle geldim.' 'Peki neden o kadını aradığınızı söylediniz?' 'Çünkü az önce koridorda başka bir vatandaşla da tartışmış. Danışmaya yöneltilen şikâyette onu tarif etmişlerdi. Ben iki konuyu da açıklığa kavuşturmak istiyorum.' Tam o sırada kadın tuvaletten çıktı. Yanında kurumun kadın personellerinden biri bulunuyordu. Kadın bizi görünce yeniden konuşmaya başladı. 'İşte orada! Hâlâ burada oturuyor!' Cemal elini kaldırdı. 'Hanımefendi, lütfen sesinizi alçaltın. Sizinle sakin şekilde konuşabiliriz.' 'Ben vatandaş olarak hakkımı savunuyorum!' 'Elbette şikâyette bulunabilirsiniz. Fakat bir kişiyi delilsiz şekilde ağır ithamlarla suçlamak ve küçük bir çocuğun önünde bağırmak başka bir şey.' Kadın dudaklarını sıktı.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.