49 yaşındayım. Bir benzin istasyonunda gece vardiyasında çalışıyordum

49 yaşındayım. Bir benzin istasyonunda gece vardiyasında çalışıyordum. Saat durmuş gibiydi, kahvenin tadıysa karton gibiydi. Gece 23.30 civarında, kucağında uyuyan bir çocuk olan bir anne içeri girdi. Gözleri cansızdı; uykusuzluktan da öte, tükenmişti. Bir küçük süt, bir somun ekmek ve bebek bezlerini aldı. Kasadan geçirirken çantasını karıştırdı ve mırıldandı: “130 lira eksik… Bebek bezlerini geri verebilir miyim?” Hiç düşünmeden cevap verdim: “Gerek yok. Ben hallederim.” Şaşkınlıkla bana baktı. “Geç oldu,” diye fısıldadım. “Sadece eve sağ salim git, olur mu?” Ağlayarak başını salladı ve geceye karıştı. Ertesi hafta müdürüm beni ofisine çağırdı. “Geçen cuma birinin alışverişini sen mi ödedin?” dedi. Midem burkuldu. “Evet. Özür dilerim, ben ödedim—” Başını sallayıp bana bir zarf uzattı. “Bu sabah senin için geldi.” Zarfı açtım. İçindekileri iki kez okumak zorunda kaldım. Ellerim titriyordu.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.