73 Yaşındaki Annem Yeni Doğan Bebeğime Bir Ay Baktı

Kutay'ın önüne koyduğum şey, içinde otuz gün boyunca tuttuğum notların bulunduğu mavi bir dosyaydı. Kapağında yalnızca bir tarih aralığı yazıyordu. Annemin evimize geldiği günle ayrılacağı gün arasındaki otuz gün. “Bu da ne?” diye sordu Kutay. “Annemin burada geçirdiği zamanın hesabı.” Annem şaşkınlıkla bana baktı. Elindeki cüzdanı kapatmıştı ama hâlâ iki eliyle sıkıca tutuyordu. Dosyayı açtım. İlk sayfada annemin bizim için yaptığı işler vardı. Gün gün yazmıştım. Aslında bunları ona hesap çıkarmak için tutmamıştım. Doğumdan sonra uykusuzluktan günleri karıştırmaya başlayınca, Çise'nin beslenme saatlerini ve evde olup bitenleri kaydetmek istemiştim. Annemin yaptığı işler de o notların arasına kendiliğinden girmişti.“İlk pazartesi,” dedim. “Sabah beşte Çise'yi beslememe yardım etti. Ben uyurken çamaşırları yıkadı. Öğlen çorba yaptı. Akşam sen eve gelmeden sofrayı kurdu. Gece dizleri ağrıdığı için merdivenleri yavaş yavaş çıkabildi.” Kutay sabırsızca nefes verdi. “Bunların hepsini neden yazdın?” “Çünkü sen hiçbirini görmedin.” Sayfayı çevirdim.“İkinci hafta, Çise'nin kontrol randevusunda annem bizimleydi. Sen işten izin alamayacağını söylemiştin. Üçüncü hafta market alışverişini annem yaptı. Fişler burada. Dördüncü hafta da akşam yemeğini çoğunlukla o hazırladı.” Arka sayfalardan birini çıkarıp masaya bıraktım. Orada yalnızca rakamlar yoktu. Annemin dizleri ağrıdığı hâlde yaptığı işler, benim dinlenebildiğim saatler ve evde onun sayesinde yoluna giren küçük ayrıntılar vardı. “Sen anneme bin dolar borç çıkarmışsın,” dedim. “Ben de sana bir soru sormak istiyorum. Annemin emeğinin karşılığını neyle ölçeceksin?” Kutay dosyaya baktı. Birkaç saniye sustu. “Bunu büyütüyorsun Oylum. Ben sadece masrafların paylaşılmasını istedim.”
Copyright © 2015. All Rights Reserved.