Baskıcı aileme karşı gelmek için bir kafe garsonuyla evlendim

Aniden, hayatımın bir son teslim tarihi olmuştu. Benimle değil de soyadımla daha çok ilgilenen kadınlarla geçen haftalarca süren rahatsız edici randevulardan sonra, bir akşam şehir merkezindeki küçük bir kafeye daldım. Leyla ile orada tanıştım. Müşterilerle şakalaşan, siparişleri not almadan hatırlayan ve herkese sıcak davranan bir garsondur. Onda gerçek bir şeyler vardı; uzun zamandır hissetmediğim bir şey. Bu yüzden ona bir teklifte bulundum. Ailemin ültimatomunu anlattım ve bir anlaşma önerdim: Bir yıllığına evlenecektik. Sadece kâğıt üzerinde, hiçbir bağı olmayan yasal bir evlilik olacaktı. Karşılığında ona yüklü bir ödeme yapacaktım. Bir yıl sonra da sessizce boşanacaktık. Leyla bunu dikkatlice düşündü, sözleşmeleri sordu ve sonunda kabul etti.Düğün hızla gerçekleşti. Ailem, Leyla’nın mütevazı ailesini pek de onaylamadıklarını gizleme gereği duymadan töreni kendi kulüplerinde düzenledi. Leyla’nın ailesi ise sessiz olmalarına rağmen onun adına gerçekten mutlu görünüyorlardı. O gece, törenden sonra Leyla bana o fotoğrafı gösterdi. Önlüklü bir kadının yanında duran küçük bir kızın solmuş bir fotoğrafıydı bu. Arka plan tanıdık geliyordu. Bu benim çocukluğumun geçtiği evdi. Benim havuzumdu. Ve çocuğun yanındaki kadın Meryem’di; eski yardımcımız. Çocukken annemlerden gizli bana kurabiye veren kadın. Ailem davetlerdeyken ben hastalandığımda baş ucumda bekleyen kişi. Yıllar önce annem, onu bir bileziği çalmakla suçlayıp işten kovmuştu. Leyla bana şefkatle baktı. “Meryem benim annem.” Anılar zihnime üşüşürken göğsüm sıkıştı. Daha sonra gerçeği öğrendim: Annem sonunda Meryem’i çalmakla suçladığı bileziği bulmuş ama hatasını asla kabul etmemişti. Meryem’in itibarı yerle bir olmuş, işini ve düzenini kaybetmişti. Leyla evliliği sadece para için kabul etmemişti. Annesinin bir zamanlar bağ kurduğu o yalnız çocuğun, iyi bir adama mı dönüştüğünü yoksa ailesi gibi biri mi olduğunu görmek istemişti. Ertesi gün Leyla ile birlikte kulüpte ailemin karşısına çıktık. Herkesin önünde gerçekler ortaya döküldü. Annemin iftirası, Meryem’e yapılan haksızlık, her şey. Hayatımda ilk kez onlara karşı dik durdum. Onların parasına ve beklentilerine arkamı dönüp yürüdüm. Daha sonra Leyla ile eve yürürken, bana annesinin tarifiyle yapılmış bir kurabiye uzattı. O an Meryem’in başından beri bildiği bir şeyi fark ettim: Sevgi asla ailemin servetinde değildi. Sevgi, her zaman onların kendilerinden aşağıda gördükleri insanların nezaketindeydi.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.