Bir goril, en sevdiği bakıcısı karnını severken
"Buradayım," diye fısıldadı. "İyiyim." Goril birkaç saniye boyunca elini bırakmadı. Mehmet o anda hayatında hiç hissetmediği kadar güçlü bir minnettarlık duydu. Bir hayvanın kendisini kurtarmış olması değildi onu etkileyen. Asıl mesele, yıllar boyunca verdiği sevginin karşılıksız olmadığını anlamasıydı. O günden sonra Mehmet hayatını değiştirmeye karar verdi. Artık hiçbir göğüs ağrısını, hiçbir uyuşmayı, hiçbir olağandışı belirtiyi önemsememezlik etmeyecekti. Doktorların önerilerine uyacak, kendisini daha fazla dinleyecek ve yıllardır ertelediği şeylere zaman ayıracaktı. Ama en büyük değişiklik barınaktaki gorille arasındaki ilişkide oldu. Mehmet iyileşme sürecinde her gün onun yanına gitmeye başladı. İlk zamanlarda uzun süre kalmasına izin verilmiyordu. Bu yüzden birkaç dakika oturup onunla konuşuyor, sonra ayrılıyordu. Goril her seferinde onu kapıya kadar takip ediyordu. Bir gün Mehmet, yıllardır yaptığı gibi elini uzattı. Goril yaklaşarak onun elini tuttu. Mehmet gülümsedi. "Sen benim hayatımı kurtardın," dedi. "Ama aslında sen bana başka bir şey daha öğrettin." Goril başını eğdi. Mehmet devam etti: "İnsan bazen birine yıllarca iyilik yaptığında, bunun karşılığını beklemediğini sanıyor. Sonra bir gün, hiç beklemediği anda o iyiliğin geri döndüğünü görüyor." Yönetici birkaç metre öteden onları izliyordu. Mehmet ayağa kalkarken bir an durdu. Elini göğsünün üzerine koydu. Kalbinin düzenli attığını hissetti. Sonra gorile baktı. "Bir daha seni bırakıp gitmeyeceğim," dedi. Elbette Mehmet artık eskisi gibi her gün saatlerce çalışamayacaktı. Doktorlar daha sakin bir hayat sürmesini istemişti. Bu yüzden görevini azaltıp gorilin bakımına daha fazla zaman ayırmaya başladı. Ona bakan genç çalışanlara da bir şey öğretti: Bir canlıya yalnızca ihtiyaç duyduğu şeyleri vermek yetmezdi. Güven vermek, sabırlı olmak ve onu gerçekten tanımaya çalışmak da gerekiyordu. Aylar sonra barınakta küçük bir etkinlik düzenlendi. Çalışanlar Mehmet'in yaşadığı olayı anlattı. O gün çekilen görüntüler ziyaretçilere gösterildi. Mehmet ise kalabalığın biraz uzağında sessizce duruyordu. Görüntülerde gorilin yardım çağırdığı an yeniden ekrana geldiğinde salonda derin bir sessizlik oluştu. Mehmet başını çevirdi. Goril birkaç metre ötede onu izliyordu. Mehmet gülümsedi. "Teşekkür ederim," dedi. Goril parmaklıkların arasından elini uzattı. Mehmet yanına gidip o eli tuttu. O gün Mehmet bir şeyi kesin olarak anladı: İyilik bazen hemen karşılık bulmaz. Hatta insan verdiği sevginin bir gün kendisine geri döneceğini hiç düşünmeden yaşar. Fakat gerçek bağlar, hesap tutulmadan kurulur. Yıllarca Mehmet o gorile bakım vermişti. Onu beslemiş, korumuş ve yalnız kaldığında yanında olmuştu. Sonunda goril de ona aynı şeyi yapmıştı. Ve Mehmet, hayatının geri kalanında bunu hiç unutmadı. Çünkü bazen bir canlının sana teşekkür etmek için tek bir kelime söylemesine gerek yoktur. Bazen bir elin uzanması, bir bakışın değişmesi ve en zor anında seni yalnız bırakmaması, söylenebilecek bütün sözlerden daha güçlüdür. Mehmet her sabah barınağa geldiğinde artık önce kendi kalbini dinliyordu. Sonra gorilinin yanına gidiyordu. İkisi sessizce birbirlerine bakıyor, ardından Mehmet elini uzatıyordu. Ve o el her seferinde aynı şekilde tutuluyordu. Çünkü bazı dostluklar konuşarak değil, zor bir günde kimin yanında kaldığıyla anlaşılır.