Eş, haftalar boyunca aşağılanmaları, kirli tabakları ve saçma istekleri sessizce sineye çekti

BÖLÜM 2 O gece kimse yemek yemedi. Fatma salonda ağlayarak oğlunun “manipülatif bir kadın yüzünden değiştiğini” söylüyordu. Mustafa pencere kenarında sigara içiyor, dumanın utancı gizleyeceğini sanıyordu. Pelin odaya kapanmıştı ama evin içinde bir aşağı bir yukarı yürüyüp telefonda kısık sesle konuştuğunu duyuyordum. Emre uyumadı. O telefon görüşmesinden sonra yüzü sertleşmişti. Ben Lina’yı uyuturken bana banka uygulamasını gösterdi. Tanımadığımız transferler vardı: 20 bin, 35 bin, 18 bin, 40 bin… toplam 236 bin TL. —Bunu ben yapmadım —dedi. İçim buz kesti. Bunlar bizim birikimimizdi. Ev kredisi, bebek masrafları, aşılar, acil durumlar için biriktirdiğimiz para. Emre şantiyede mühendis olarak çalışıyor, eve yorgun geliyordu. Ben kendime hiçbir şey almadan bir kenara koymaya çalışıyordum. Ve bir anda o para kaybolmuştu. Emre mesajlara baktı. Kodlar silinmişti ama eski bir telefonda e-posta senkronizasyonu açıktı. Orada bankadan gelen OTP kodları, transfer bildirimleri ve saatleri tek tek duruyordu. Birçoğu, Fatma’nın “çocuğun fotoğraflarına bakacağım” diyerek telefonu aldığı anlara denk geliyordu. Ya da Pelin’in “yardım ediyorum” diyerek yanına oturduğu zamanlara.Ertesi gün Emre beni şok eden bir şey yaptı. Cüzdanını masaya bıraktı ve işe gidiyormuş gibi çıktı. Ama arabasını iki sokak ötede park edip evin kamerasını telefondan izledi. Sonra bana videoyu gösterdi. Pelin salona giriyor, cüzdanı açıyor, kartlara bakıyor ve şöyle diyordu: —Tamam, para var. Nakit de yok. Fatma yaklaşıyor: —O zaman bugün Elif’ten isteriz. Bebek için para biriktirdiğini söylüyordu. Dedesinin ilacı var deriz. Ellerim titredi. Hedefleri artık Lina’nın parasıydı. O öğleden sonra Fatma katlanmış bir kâğıdı masaya koydu. —Kayınpederinin tedavisi var. 18 bin TL. Şimdi ver. Sahte, kötü fotokopi bir reçeteydi. Emre’nin uyarısını hatırladım: “Asla para verme.” —Emre’ye sormam lazım —dedim. Fatma bir anda öfkelendi. —Kayınpederine ilaç vermeyecek misin? Pelin yanıma geldi. —Abartma Elif. Parayı ver, ben anneme gönderirim. Lina ağlamaya başladı. Geri çekildim. O an kapı açıldı. Emre yağmurdan sırılsıklam içeri girdi ama gözleri sakindi. Reçeteyi aldı, baktı ve 4 parçaya yırttı. —Babam hasta ise ben hastaneye götürürüm. Ama kimse benim eşimi yalanla soyamaz. Pelin bağırdı, “delirdi” dedi. Fatma “onu büyülediğimi” söyledi. Emre ise belgeleri masaya koydu: banka dökümleri, e-postalar ve kamera videosu. —Paradan konuşacaksak, açık konuşacağız. Fatma bembeyaz oldu. Pelin sustu. Mustafa gözlerini yere indirdi. Emre transferleri işaret etti: —236 bin TL. Bugün bunun nereye gittiğini öğreneceğim. Pelin ağladı ama her şeyi anlatmadı. “Ticaret içindi, geri ödeyecektim” dedi. O gece herkes uyuduğunu sanırken, odadan gelen fısıltıyı duyduk: —1 milyon 200 bin borcum var, anne… 3 gün içinde ödemezsem beni bulacaklar… Gerçek daha yeni ortaya çıkmaya başlıyordu…
Copyright © 2015. All Rights Reserved.