Gelinlik ayakkabılarımı denerken, müstakbel kayınvalidemin fısıldadığını duydum

Gelinlik ayakkabılarımı denerken, müstakbel kayınvalidemin nasıl yok olacağımı soğukkanlılıkla tartıştığını duydum. Bu bir ayrılık değildi. Bir utanç meselesi de değildi. Bu bir kaybolma hikâyesiydi. Butiğin perdesi sadece yarı kapalıydı, gelinliğimin etek ucundaki iğneler parıldarken Perihan Hanım’ın sesi bölmeden içeri sızdı. “Hiçbir şeyi fark etmediğinden emin misin?” Nişanlım Arda hafif bir kahkaha attı. “Elif mi? O banka reklamlarına bile ağlayan biri. Hiçbir şeyden şüphelenmiyor.” Ellerim ayakkabımın kayışında donup kaldı. Perihan Hanım pürüzsüz ve kontrollü bir tonla devam etti: “Güzel. Düğünden sonra dairesini ikinizin üzerine yapması için onu ikna edeceksin. Birikimlerini de. Sonra onun dengesizliğini belgeleyeceğiz; panik ataklar, paranoya, tehditler... Yeterli evrakla özel bir klinik onu kabul edecektir.”Nefesim kesildi. Evim. Param. Akıl sağlığım. Arda içini çekti. “İmzalayacaktır. Sevginin güven demek olduğuna inanıyor.” Perihan Hanım kıkırdadı. “Hepsi öyle inanır.” Dışarıda, satış danışmanı her şeyin olup olmadığını sordu. Yansımama baktım; fildişi bir elbise, solgun bir yüz... Ama içeride bir şeyler değişiyordu. Kalbim kırılmıyordu. Aksine, katılaşıyordu. Sonra Perihan Hanım ekledi: “O gidince daireyi satarız. Borçların silinir. Ben de yatırımımı geri alırım. Herkes kazanır.” Herkes. Kayışı bağladım ve aynadaki kendime gülümsedim. Sessizliğimi zayıflık sanmışlardı. Nezaketimi cehaletle karıştırmışlardı. Ve en kötüsü de, ne işle meşgul olduğumu unutmuşlardı. Ben sadece küçük bir mirası olan sessiz, kimsesiz Elif değilim. Ben Elif Yılmaz’ım; yolsuzluk vakalarında uzmanlaşmış bir adli muhasebeciyim. Gizli paraları açığa çıkarırım. Davaları ipuçlarından, yalanlardan ve gözden kaçan detaylardan inşa ederim. Dışarı çıktığımda Perihan Hanım beni sahte ve nazik bir gülümsemeyle karşıladı. “Ah canım, çok narin görünüyorsun.” Arda yanağımdan öptü. “Mükemmel.” İkisine de baktım. “Öyle miyim?” Bir an için Perihan Hanım’ın yüzü gerildi. Sonra, beni tuzaklarına götüreceğini sandıkları o ayakkabılarla bir kez etrafımda döndüm. “Mükemmeller,” dedim. “Bunları alıyorum.” Çünkü artık tam olarak nereye yürüdüğümü biliyordum. O akşam Arda, elinde şampanya ve bir dosya ile evime geldi. “Sadece rutin evraklar,” dedi öylesine. “Konut sigortası, gelecek planlaması, acil durum yetkileri... Annem sorumlu çiftlerin hazırlıklı olması gerektiğini söylüyor.” Parmaklarımı dosyanın üzerinde gezdirdim. “Ne kadar düşünceli.”
Copyright © 2015. All Rights Reserved.