İhanet ve Hesaplaşma Hikayesi

Beni duymazdan geldi. “Eşyalarım içeride kaldı,” diye devam etti. “Önemli evraklar. Kıyafetler. İş bilgisayarım. İçeri girmemiz lazım.” “Bizim mi?” diye sordum. Bahar’ın gülümsemesi keskinleşti. Rıza sonunda bana baktı. “İşi çirkinleştirme.” Güldüm. Yüksek sesle değil. Tiyatrovari de değil. Sadece bir kere. Herkes duydu. “Rıza,” dedim, “bana sabaha karşı 03:16’da Bahar’la evlendiğini ve on aydır onunla yattığını yazan bir mesaj attın. Bana sıkıcı ve zavallı dedin. Sonra da annen saat dokuz olmadan kapımda polislerle bitip evi çaldığımı iddia etti. Çirkinlik senin valizinden çıktı.” Genç polisin kaşları kalktı. Lütfiye Hanım’ın nefesi kesildi. “Yalan!” Telefonumu kaldırıp mesajı açtım. Yaşlı polis kapı aralığındaki küçük boşluktan okuyabilmek için iyice yaklaştı. Gözleri ekranda gezindi. Sonra Rıza’ya baktı. Bir erkeğin, giydiği şık ceketin bir üniformayı etkilemeye yetmeyeceğini anladığı anlar vardır. Rıza’nın o anlardan biriyle yüzleşmesini izledim. “Beyefendi,” dedi polis, “bu mesajı siz mi gönderdiniz?” Rıza’nın çenesi kasıldı. “O özel bir mesajdı.” “Ben onu sormadım.” Bahar onun koluna dokundu.“Rıza, yapma.” Rıza… Ona teşekkür edesim geldi. Her yaranın o son zehir damlasına ihtiyacı vardır. Rıza iç çekti. “Evet. Ama olayları çarpıtıyor.” Yaşlı polis iki saniye boyunca sessizce ona dik dik baktı. Sonra yeniden bana döndü. “Hanımefendi, tapu belgelerini görebilir miyiz?” “Elbette.” Kapıyı kapattım, zinciri çıkardım ve içeriye sadece iki polisin girmesine izin verdim. Rıza öne doğru bir adım attı. Parmağımı kaldırdım. “Hayır.” “Bu çok saçma,” diye çıkıştı. Yaşlı polis elini uzattı. “Siz dışarıda bekleyin.” Rıza o ele, sanki kendisine hakaret edilmiş gibi baktı. Polisleri antrede bırakıp çalışma odama geçtim. Çalışma odam eskiden misafir odasıydı. Rıza buranın bir devlet arşivine benzediğine dair şakalar yapardı: gri dosya dolapları, etiketli klasörler, bir evrak imha makinesi, yazıcı, vergi klasörleri ve mülk kayıtlarıyla dolu raflar. Düzenli olmayı bir karakter kusuru sayardı. Evrak işlerinin, içlerinde tutku barındırmayan sıkıcı kadınların sevdiği bir şey olduğunu düşünürdü. O sabah, o sıkıcılık hayatımı kurtardı. Kilitli dolaptan mavi klasörü çıkardım. Tapu. İlk satın alma sözleşmesi. Kredi borcunun kapandığına dair belge. Evlilik sözleşmesi. Mal ayrılığı beyanı. Vergi makbuzları. Noter onaylı kayıtlar. Her şey. Geri döndüğümde, polisler antredeki evlilik fotoğrafımızın altında duruyorlardı. Fotoğrafta Rıza yüzünü bana dönmüş gülüyordu. O gülüşü hatırlıyordum. O gülüş tarafından seçildiğimi düşündüğümü hatırlıyordum. Fotoğrafların bir başkasının maskeli balosuna ait birer kanıta dönüşebilmesi ne tuhaftı. Klasörü yaşlı polise uzattım. Dikkatle okudu. Genç polis ise vücut kamerasını aşağı doğru eğerek belgelerin fotoğrafını çekti.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.