Kocam, terfi gecemden önce şampuanıma tüy dökücü bir madde koymuştu

Sahnenin yanında ayakta duruyordum; zümrüt yeşili elbisem, sade topuklularım ve Sabancı benzeri büyük bir holdingde on iki yıl boyunca geliştirdiğim profesyonel gülümsememle. O gece Strateji Bölge Direktörü olarak ilan edilecektim. Hafta sonlarını, uykusuz geceleri ve erkeklerin toplantılarda benim fikirlerimi daha yüksek sesle tekrar edip alkışları topladığı yılları geride bırakmıştım. Sonra elimi saçlarıma götürdüm. Ve bir tutam saç elimde kaldı. Mermer zemin, sanki siyah iplikler ışığın üzerine dökülüyormuş gibi saç telleriyle dolmaya başladı. Ardından bir tutam daha düştü. Bir tane daha. Saç derimdeki yanma artarken boğazım düğümlendi ve etrafımdaki yüzlerce kişi ellerindeki kadehlerle donup kaldı. Bağırmadım. Ağlamadım. Emre’yi aradım. Bara yakın bir yerdeydi; gri takım elbisesi kusursuzdu ama yüzündeki gülümseme artık saklanamıyordu. Yanında, “sadece iş arkadaşı” olduğunu iddia eden danışman Selin, gözlerini kaçırıp gergin bir gülüşü bastırmaya çalışıyordu. Biraz gerideyse kayınvalidem Ayşe Hanım, sanki nihayet dünyanın beni cezalandırdığını izler gibi tatmin dolu bir ifadeyle bakıyordu. Aylar boyunca Emre değişmişti. Önce şakayla karışık cümleler geldi. —Elif, artık kendini herkesten üstün görüyorsun. —Bir erkek de evinde değer görmek ister. —Her şey iş değil, her şey rekabet değil. Sonra gömleklerinde yabancı parfümler, telefonu ters çevirmeler, geceleri çıkmalar ve ben odaya girdiğimde yarım kalan konuşmalar başladı. Ayşe Hanım ise her zaman hazırdı. —Oğlumun bir eşe ihtiyacı var, bir yöneticiye değil. —Bu kadar hırs seni yalnız bırakır. Ama onların bilmediği şey, benim haftalardır her şeyi kaydediyor olmamdı. O sabah Emre, ben hazırlanırken şampuanımı değiştirmişti. İçine tüy dökücü bir madde koymuştu. Bunu sahnenin altında, yöneticilerin ve yatırımcıların önünde fark edeceğimi sanmıştı. Ama ben o geceye sadece terfi almak için gitmemiştim. Kırk sekiz saat önce, dedem Cemal Yılmaz vefat etmiş ve bana Yılmaz Holding’in kontrolünü bırakmıştı: oteller, limanlar, enerji yatırımları ve büyük yatırım fonları. Bir şirketi yükseltebilecek ya da tamamen çökertebilecek bir güç. Başımı ipek bir şalla örttüm, Emre’ye gözlerimi indirmeden baktım ve sahneye doğru yürüdüm. Henüz kimse ne olacağını bilmiyordu.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.