Servet İçin Evlendiğini Sanıyordu

Yirmi dokuz yaşındaki Selin, hayatı boyunca birçok işe başlamış ancak hiçbirinde uzun süre çalışamamıştı. Diş kliniğindeki koltukların rahatsız olduğunu söyleyerek ayrılmış, giyim mağazasındaki ışıklardan şikâyet etmiş, emlak danışmanlığını ise uzun süre ayakta kalmak zor geldiği için bırakmıştı. Anne ve babası ona sürekli düzenli bir meslek edinmesini tavsiye ediyordu. Ancak Selin’in hayali bambaşkaydı. Çalışarak zengin olmak yerine, başarılı ve varlıklı biriyle evlenerek rahat bir yaşam sürmek istiyordu. Bir gün lüks bir restoranda tek başına yemek yiyen yetmiş sekiz yaşındaki Vedat Bey ile tanıştı. Yaşlı adamın elinden düşmek üzere olan kadehi son anda tutarak ona yardım etti. Aralarında başlayan sohbet kısa sürede samimi bir dostluğa dönüştü. Vedat Bey oldukça varlıklı görünüyordu. Şık kıyafetleri, özel şoförü, kaliteli saati ve yıllardır kurduğu başarılı şirket hakkında anlattıkları Selin’i fazlasıyla etkiledi. Birkaç ay sonra evlenme teklif ettiğinde Selin hiç düşünmeden kabul etti. Çünkü gözünde yalnızca Vedat Bey değil, onun sahip olduğunu düşündüğü büyük servet de vardı. Ancak düğüne aylar kala beklenmedik olaylar yaşanmaya başladı. Vedat Bey’in lüks otomobili ortadan kayboldu. Yatırımlarının geçici olarak dondurulduğunu söyledi. Hatta düğün için alacağı takım elbise konusunda Selin’den borç istedi. Bu durum Selin’in ailesinin şüphelerini artırdı. Babası ona, “Eğer Vedat Bey yarın bütün parasını kaybetse yine de onunla evlenir misin?” diye sordu. Selin bu soruya cevap veremedi. Fakat ilginç bir şekilde gösterişli hayat ortadan kalktıkça ilişkileri güçlenmeye başladı. Artık pahalı restoranlar yerine birlikte yemek yapıyor, uzun yürüyüşlere çıkıyor, eski filmler izliyor ve saatlerce sohbet ediyorlardı. Selin ilk kez Vedat Bey’in servetinden çok kişiliğini tanımaya başlamıştı. Düğünden üç gün önce Selin’e mavi kurdeleyle bağlanmış eski pirinç bir anahtar gönderildi.