BÖLÜM 1 Restoran şefi neredeyse ona çarpacaktı. Eşi Buse, kocasının bakışlarını takip ettiğinde çok ciddi bir durumun yaşandığını hemen anladı. İkizler, Alper’in yedi yıl önce kendisine asla çocuk veremeyeceğine inanarak boşandığı Leyla Çelik ile birlikte akşam yemeği yiyorlardı.Karacabey soyadı ekonomi dergilerinin kapaklarında yer almadan önce, Leyla ve Alper Fatih’te küçük bir dairede mütevazı bir hayat sürüyorlardı. Leyla bir kültür merkezinde atölyeler koordine ediyor, Alper ise aileden kalma küçük bir inşaat şirketini devasa bir gayrimenkul imparatorluğuna dönüştürmek için İstanbul sokaklarında yatırımcı peşinde koşuyordu. İkisi de anne baba olmayı her şeyden çok istiyordu. Ancak sonuç vermeyen birçok tedavinin ardından Alper giderek uzaklaşmaya başladı. Ailenin güvenilir danışmanı Ejder Lokman, bu evliliğin Alper’in iş kararlarını olumsuz etkilediğini defalarca tekrarlıyordu. Annesi Vildan Karacabey ise Leyla’ya istenmeyen bir misafirmiş gibi davranıyordu. Bir gece Alper, Leyla’nın hiçbir zaman unutamayacağı bir soğuklukla ayrılık kararını açıkladı:Bu hayat ikimize de zarar veriyor. Leyla, onu anne olamayacağını düşündüğü için mi terk ettiğini sordu. Alper’in cevap vermesi çok uzun sürdü. O anki kararsızlığı ve sessizliği, duyabileceği her türlü suçlamadan çok daha acımasızdı. Boşanma protokolünü imzaladıktan üç hafta sonra Leyla hamile olduğunu öğrendi. İlk ultrasonda iki kalp atışı duyuldu. Telefon aramalarıyla, e-postalarla ve Karacabey Holding merkezine yaptığı iki ziyaretle Alper’e ulaşmaya çalıştı. Karşısına her seferinde Ejder çıktı. Danışman, Alper’in hamilelikten haberdar olduğunu fakat Leyla’nın sadece parası için geri dönmeye çalıştığını düşündüğünü iddia etti. Gururu kırılan ve Alper’in bebekleri reddetme ihtimalinden dehşete düşen Leyla, artık ısrar etmekten vazgeçti. Deniz ve Veda’yı, fotoğrafçılardan ve bir ailenin finansal bir işlem gibi görüldüğü o soğuk dünyadan uzakta, Tekirdağ’da tek başına büyüttü. Şimdi, yedi yıl sonra Deniz bir peçetenin üzerine köprü resmi çiziyor, Veda ise ahududulu pastanın meyve sayılıp sayılamayacağını tartışıyordu. Alper gözlerini çocuklardan bir an olsun ayırmadan masaya doğru yürüdü. — Leyla, bana kaç yaşında olduklarını söyle. — Biz 7 yaşındayız, 9 ayımız bitti, dedi Deniz gururla. Alper zihninde hızlıca hesabı yaptı. Dudaklarındaki tüm renk çekildi. — Onlar benim çocuklarım mı? Veda kaşığını bıraktı. Deniz resim yapmayı kesti. Çevredeki birkaç masaya derin bir sessizlik çöktü. — Bütün restoranın önünde onları sorguya çekemezsin, diye uyardı Leyla. Buse kocasının koluna dokundu. — Buradan gitmeliyiz. Çocukların bu anı bir gösteri gibi hatırlamalarına hiç gerek yok. Alper mahvolmuş bir hâlde geri çekildi ve orada hiçbir cevabı talep etme hakkının kalmadığını kabullendi. Dışarı çıktıklarında Veda annesine baktı: — O adam sanki az önce çok değerli bir şeyini kaybetmiş gibi bize bakıyordu. Leyla derin bir nefes aldı. Onları korumak için sakladığı bu sır, artık gerçeğin kendisinden çok daha fazla canlarını yakabilirdi. — Adı Alper Karacabey, diye itiraf etti. — Ve o sizin babanız. BÖLÜM 2 Veda ağlamadı. Annesine, babasının yedi doğum gününü kaçırmasına neden izin verdiğini sordu. Deniz ise Alper’in zengin olduğu için evlerine zorla girip giremeyeceğini öğrenmek istedi. Leyla hiçbir soyadının böyle bir hakkı satın alamayacağını söyledi. Ardından kendi hatasını kabul etti. Evlilikleri sırasındaki o soğukluğu yüzünden Ejder’in sözlerine inanmış, Alper’in kendilerini reddetmesini mantıklı bulmuştu. O gece Alper aradı. Leyla ikizlerin onun çocukları olduğunu doğruladı; engellenen aramaları, e-postaları ve kapıdan çevrildiği ziyaretleri tek tek anlattı. Alper, Ejder’e asla kendi adına konuşma yetkisi vermediğine yemin etti. Ayrıca yakın zamanda yaptırdığı testlerin hiçbir kısırlık sorunu olmadığını kanıtladığını itiraf etti. Ertesi gün Alper, şahsi arşivinde yedi yıl önce kendi yazdığı bir mektubu buldu.Mektupta Leyla’dan özür diliyor ve yeni testler yaptıracağına söz veriyordu. Ancak mektup yerine ulaşmadan geri dönmüştü. Mektubun yanında Ejder’in el yazısıyla bir not iliştirilmişti: “Duygusal bağ finansmanı tehdit ediyor.” Alper, eski danışmanıyla yüzleşmeye gitti. Ejder, şirketi koruma bahanesiyle tüm iletişimi kestiğini kabul etti. Bunun üzerine Alper ona ikizlerin bir fotoğrafını gösterdi. Ejder yorgun bir tebessümle baktı: — Demek sonunda sana anlattı. Bu sözler her şeyi tamamen değiştirdi. Ejder çocukların varlığından sadece şüphelenmekle kalmamıştı. Onların varlığını daha doğmadan önce biliyordu.