Doktorlar, üç aydır komada olan bir kadını makineden ayırmaya karar verdiler
Kapının dışında duran kişi, gece nöbetindeki genç hemşireydi. Son üç aydır bu odaya defalarca girip çıkmış, adamın eşine olan bağlılığına hayran kalmıştı. Bu yüzden vedalaşmak için yalnız kalmak istemesine kimse itiraz etmemişti. Adam eşinin kulağına eğildi ve alçak sesle şöyle dedi: "Artık uyanmana gerek yok. Her şeyi hallettim. Şirket hisseleri bana geçti. Vasiyetnamen de yürürlüğe girdi. Kimse gerçeği asla öğrenemeyecek." Hemşirenin yüzündeki ifade donup kaldı. Adam devam etti: "O gece frenlerine müdahale ettiğimi kimse bilmiyor. Herkes bunun bir kaza olduğunu sanıyor. Sen de bunu mezarına götüreceksin." Hemşirenin kalbi hızla çarpmaya başladı. Duyduklarına inanamıyordu. Tam o sırada odadaki monitörlerden biri farklı bir ses çıkardı. Biiip... biiip... Kadının parmakları hafifçe kıpırdadı. Adam bunu fark etmedi. Hâlâ konuşuyordu. "Aylardır komadasın. Doktorlar yarın makineleri kapatacak. Bu hikâye burada bitecek." Fakat bitmemişti. Kadının göz kapakları titredi. Monitördeki değerler değişmeye başladı. Hemşire koşarak doktora haber verdi. Dakikalar içinde oda doktorlarla doldu. Adam şaşkınlık içinde geri çekildi. Kadın gözlerini açmaya çalışıyordu. İlk saatlerde konuşamadı. Ancak birkaç gün sonra bilinci tamamen yerine geldiğinde polis de hastanedeydi. Doktorlar, komada olmasına rağmen bazı sesleri duyabilmiş olabileceğini açıkladılar. Sorgu sırasında kadın güçlükle ama net bir şekilde şu cümleyi kurdu: "O gece... frenler..." Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Yapılan incelemeler, kazanın aslında bir sabotaj olduğunu ortaya çıkardı. Adamın gizlice aldığı sigorta poliçeleri, mali sorunları ve olay gecesine ait kayıtlar birer birer ortaya çıktı. Aylar sonra mahkeme salonunda hüküm açıklandığında kadın ön sırada oturuyordu. Bir zamanlar elini tutup sevgi sözcükleri fısıldayan adam, kelepçeler içinde götürülürken ona son kez baktı. Kadın ise başını çevirdi. Çünkü bazen en korkunç ihanet, düşmanlardan değil, en çok güvendiğimiz insanlardan gelir. Ve bazen adalet, insanların umudunu kestiği anda bile yolunu bulur.