En Yakın Arkadaşımın Düğününe On Gün Kala

Ertesi gün telefonum neredeyse hiç susmadı. Önce Berrak'ın kız kardeşi aradı, ardından tanımadığım bir numaradan uzun bir mesaj geldi. Mesajı yazan Berrak'ın annesiydi. Düğün için yapılan harcamaları tek tek sıralıyor, yaşananların iki aileyi de maddi ve manevi açıdan yıprattığını anlatıyordu. Sonunda ise beni şaşkına çeviren bir cümle vardı: “Bu kararın alınmasına neden olduğunuz için masrafların karşılanmasında sizin de sorumluluğunuz bulunuyor.” Telefonu masaya bıraktım. Ersin karşımdaki sandalyeye oturup yüzüme baktı. “Yine mi seni suçluyorlar?” diye sordu. Başımı salladım. İçimde yükselen öfkenin altında başka bir duygu vardı: Yorgunluk. Altı ay boyunca bir arkadaşlığın neden bittiğini anlamaya çalışmıştım. Şimdi de hiç vermediğim bir kararın hesabını ödemem bekleniyordu.O gece Ersin'le uzun uzun konuştuk. Bana hemen karşılık vermek zorunda olmadığımı söyledi. Haklıydı ama tamamen susmak da istemiyordum. Ertesi sabah Berrak'ın annesine kısa bir mesaj yazdım: “Mahir evime gelerek neden görüşmediğimizi sordu. Bana onun hesabından gönderilmiş e-postayı gösterdim. Düğünü erteleme kararı bana ait değil. Maddi taleplerinizi kabul etmiyorum. Bu konuyla ilgili benimle yeniden iletişime geçmemenizi rica ediyorum.” Mesajı gönderdikten sonra numarayı sessize aldım. Berrak'a veya kız kardeşine ayrıca açıklama yapmadım. Çünkü söyleyeceklerim yeni bir tartışmanın malzemesi olacaktı. Kendimi savunmak için onların ilişkisinin içine daha fazla girmek istemiyordum. İki gün sonra Mahir aradı. Sesini duyduğumda farkında olmadan doğruldum. Eskiden telefonunu açarken böyle bir gerginlik yaşamazdım. Şimdi ikimiz de hangi kelimenin neremize dokunacağını bilmiyorduk. “Berrak'ın ailesi sana yazmış,” dedi. “Evet.” “Özür dilerim. Onlara bunun senin kararın olmadığını söyleyeceğim.” “Bunu benim için değil, kendi kararının arkasında durmak için yapmalısın.” Bir süre sustu. Sonra hak verdi. O akşam iki ailesine de aynı açıklamayı kendisinin yapacağını söyledi. Benim kimseyle konuşmamı istemiyordu. Bu kez o konuşmadan kaçmayacaktı. Ertesi hafta kardeşinin evinde buluştuk. Ersin de benimle geldi. Mahir'in kardeşi kapıyı açtı, bize çay hazırladı ve rahatça konuşabilmemiz için mutfağa döndü. Mahir eskisinden daha zayıf görünüyordu. Gözlerinin altında belirgin halkalar vardı.