Evime usta geldi gençten bir çocuk

35 yaşındaki bir kadın olarak hayatımın en sakin dönemlerinden birini yaşıyordum. Ta ki evimdeki bir arızayı tamir etmek için gelen 25 yaşındaki genç ustayla tanışana kadar. İşini yıllardır yaptığını söyleyen bu genç adamın bakışlarını üzerimde hissediyor, ama bunu hayal gücüme yoruyordum. İş bitince ücret almak istemedi, numarasını bırakıp “Bir şeye ihtiyacınız olursa arayın,” dedi. Sonra sosyal medya paylaşımlarıma herkesten önce bakmaya başladı. Acaba bana ilgi duyuyor muydu, yoksa ben mi yanlış düşünüyordum?Eşimden ayrılalı üç yıl olmuştu. İnsanlar yalnızlığın zamanla alışılan bir şey olduğunu söylerler. Belki haklıydılar. Çünkü ben de yalnız yaşamaya, sessiz kahvaltılar yapmaya, akşamları televizyon karşısında uyuyakalmaya alışmıştım. Bir gün mutfaktaki su tesisatında ciddi bir sorun çıktı. Komşumun önerdiği bir ustayı aradım. Kapıyı açtığımda karşımdaki kişinin beklediğimden çok daha genç olduğunu gördüm. “Merhaba, ben Emre,” dedi gülümseyerek. İçeri buyur ettim. Çalışırken sürekli işine odaklanıyordu ama birkaç kez göz göze geldik. Her seferinde bakışlarını hemen kaçırıyordu. Belki de bana öyle geliyordu. Sonuçta aramızda on yaş vardı. Ben otuz beş yaşındaydım. O ise yirmi beş. İşini bitirdiğinde mutfak eskisinden daha iyi görünüyordu. “Borcum ne kadar?” diye sordum. Elini salladı. “Önemli değil.” Şaşırdım. “Olur mu öyle şey?” “Gerçekten gerek yok.” “Hayır, emeğiniz var.” Gülümsedi. “Sizden olsun.” Bu kez ben ne diyeceğimi bilemedim. Cebinden telefonunu çıkarıp numarasını gösterdi. “Kaydedin. Bir sorun olursa günün her saati arayabilirsiniz.” Numarasını kaydettim. O gittikten sonra kendime kızdım. Koskoca kadın olmuştum. Neden bu kadar düşünüyordum? Belki sadece nazikti. Belki de işini iyi yapan bir ustaydı. Fazlası değildi. Fakat sonraki günlerde dikkatimi çeken şeyler oldu. Sosyal medya hikâyelerimi paylaşır paylaşmaz görüntülüyordu. Dakikalar içinde. Hatta bazen saniyeler içinde. Bir keresinde gece yarısı bir kahve fotoğrafı paylaşmıştım. Yirmi saniye sonra görüntülenmişti. Kendi kendime gülümsedim. “Tesadüftür.” Ama tesadüfler çoğalmaya başladı. Bir akşam arkadaşım Derya’ya anlattım. “Kesin hoşlanıyor senden.”
Copyright © 2015. All Rights Reserved.