Evime usta geldi gençten bir çocuk
“Saçmalama.” “Neden?” “Çünkü benden küçük.” Derya kahkaha attı. “On yaş farkı dünyanın sonu değil.” “Benim için öyle.” “Yoksa sen de mi hoşlanıyorsun?” Bu soru beni susturdu. Cevap veremedim. Çünkü bilmiyordum. Sadece uzun zamandır hissetmediğim bir şeyi hissediyordum. Birinin dikkatini çekmek hoşuma gitmişti. Hepsi buydu. En azından öyle sanıyordum. Bir hafta sonra telefonuma bir mesaj geldi. Numarayı görünce kalbim hızlandı. Emre yazmıştı. “Muslukta bir sorun çıkmadı değil mi?” Mesaja uzun süre baktım. Sonunda cevap verdim. “Hayır, her şey yolunda. Teşekkür ederim.” Bir dakika sonra cevap geldi. “Sevindim.” Sonra sessizlik. Ne flört vardı. Ne imalı sözler. Ne de başka bir şey. Bu durum beni daha da meraklandırdı. Eğer ilgileniyorsa neden açık davranmıyordu? İlgilenmiyorsa neden sürekli beni takip ediyordu? Günler geçti. Sonunda cesaretimi topladım. Bir akşam hikâye paylaştıktan sonra ona yazdım. “Bu kadar hızlı bakmayı nasıl başarıyorsun?” Mesajı gördü. Ardından yazıyor işareti çıktı. Sonra kayboldu. Tekrar çıktı. Dakikalar sonra cevap geldi. “Doğruyu söylememi ister misiniz?” Kalbim hızlandı. “Evet.”