Gizemli Çiçekler ve Sırları

Bir taksi çağırdım. Şoför genç ve gevezeydi. Hava durumu hakkında konuşmaya çalışıyordu. Kafamın içindeki gürültüden onu duyamıyordum bile. Neredeyse bir saat yol gittik. Mahalleler değişti. Ortalık sakinleşti. Binalar eskidi. Sonunda yeşil kapılı, tuğla bir binanın önünde durduk. Bu düşünce beni perişan etti. "Geldik efendim." Şoföre parasını ödedim ve uzun süre kaldırımda o kapıya bakarak bekledim. Bir yanım geri dönmek istiyordu. Ama bilmem gerekiyordu. Kapıyı açtım ve içeri girdim. Beni karşılayan ilk şey keskin bir koku oldu. Cilalanmış ahşap. Eski kağıt. Tanıdık ama yerinde olmayan bir şey. Yarım saniye boyunca ne olduğunu çıkaramadım. Sonra birden anladım. Notalar. Ahşap cilası. Bir müzik odasının kokusu. Işığı açtım. Ve donakaldım. Beni karşılayan ilk şey keskin bir koku oldu. Odanın ortasında konsol bir piyano duruyordu. Koyu renk ahşap. Cilalı. Çok güzel. Duvarlar raf doluydu; notalar, kayıtlar ve müzik teorisi kitaplarıyla çevriliydi. Piyano taburesinin üzerinde düzgünce istiflenmiş daha fazla nota kağıdı vardı. Yaklaştım ve parçalardan birini elime aldım. Debussy’den "Ay Işığı". En sevdiğim parça. Bunu Rıfat'a on yıllar önce söylemiştim. Gençken ve ben hâlâ çalarken. Yaklaştım ve parçalardan birini elime aldım. Müzik sehpasının üzerinde bir başka parça vardı. "Ay Işığı Sonatı". Bir başka favorim. Odaya daha dikkatli baktım. Köşedeki küçük bir masanın üzerinde etiketlenmiş kayıtlar vardı. Tarihli. Birini aldım. Etikette şöyle yazıyordu: "Papatya İçin - Aralık 2018." Bir başkası: "Papatya İçin - Mart 2020." Onlarcası vardı, yıllar öncesine dayanıyordu. Odaya daha dikkatli baktım. Aynı masanın üzerinde tıbbi raporlar buldum. Rıfat ölmeden altı ay öncesine ait tarihler... "Teşhis: Ciddi kalp hastalığı. Öngörü: Kısıtlı zaman." Rıfat biliyordu. Tıbbi raporların yanında binanın görevlisiyle yapılmış bir sözleşme duruyordu; Rıfat'ın ölümünden sonraki ilk Sevgililer Günü'nde bana çiçekleri ve zarfı ulaştırması için detaylı talimatlar içeriyordu. Bunu planlamıştı. Rıfat biliyordu. Sözleşmenin yanında bir günlük vardı. Uyuşmuş ellerimle günlüğü açtım. İlk kayıt 25 yıl öncesine aitti. "Bugün Papatya eski piyanosundan bahsetti. 'Eskiden piyanist olmayı hayal ederdim. Konser salonlarında çalmayı... Ama hayatın başka planları vardı,' dedi. Bunu söylerken güldü ama gözlerindeki hüznü gördüm."
Copyright © 2015. All Rights Reserved.