Kocam Beni İşsiz ve Çaresiz Sanıyordu
O gece Koray uyurken finansal kayıtlarımızı inceledim. Evimizin ipotekli kredi hattından tanımadığım bir hesaba aktarılan paralar buldum. Ardından Koray’ın kardeşi Levent’in üzerine açılmış “Kuzey Yıldızı Danışmanlık” adında bir paravan şirkete yapılan ödemeleri tespit ettim. Koray, çalıştığı şirketten bu paravan şirkete 86.000 dolar aktarmıştı. Üstelik benim de ortağı olduğum evimizin kredisini çekip kardeşinin şirketini fonlamak için kullanmıştı. Daha da ötesi, Koray emekli finansçı olan babamı da bu sahte şirkete 150.000 dolar yatırım yapması için aylardır ikna etmeye çalışıyordu. Hemen adli muhasebeci arkadaşım Melih’i ve ticari davalarda uzman olan avukat Ahmet Bey’i aradım. Tüm belgeleri, sözleşmeleri ve banka dökümlerini şifreli bir dosyada topladık. Boşanma davasını hazırladık ve evimizin üzerine tedbir koydurduk. Koray ise benim sessizliğimi pes etmek sandı. Bana evde tasarruf kuralları koymaya, spor salonu üyeliğimi iptal ettirmeye çalıştı. Babamın yatırım kararını hızlandırmak için 2 Ocak sabahı babamın evine gitmeye karar verdi. 2 Ocak günü Koray, kibirli bir edayla arabasına binip babamın evine doğru yola çıktı. Amacı babamı kandırıp son parayı da almaktı. Ancak arabasını bahçeye sürdüğü an frene basıp donakaldı. Yüzü kireç gibi bambaşka bir renge büründü. Babamın yanında duran iki kişiyi gördüğünde, hayatının en büyük hatasını yaptığını anladı…Koray araçtan indiğinde karşısında babamı, avukatım Ahmet Bey’i ve adli muhasebeci Melih’i buldu. Ben de hemen arkalarından geldim. Koray şaşkınlıkla, “Bu ne demek oluyor?” diye kekeledi. Avukatım Ahmet Bey soğukkanlılıkla dosyayı uzattı: “Defne bu sabah boşanma davası açtı. Ayrıca ev üzerinden usulsüzce çektiğin krediler ve kardeşinin şirketine aktardığın paralar için yasal işlem başlatıldı.” Koray pişkin bir tavırla bağırdı: “Sen işsizsin Defne! Benimle yasal bir savaşa girecek paran yok!” Gülümsedim: “Ben artık işsiz değilim Koray.” Yeni yılın ilk haftasında büyük bir kurumsal firmadan Uyum ve Etik Direktörü olarak çok daha yüksek bir maaşla iş teklifi almıştım. Koray beni çaresiz sandığında neye dönüşeceğini görmek için bunu saklamıştım. Tam o sırada Koray’ın telefonu çaldı. Çalıştığı şirketin üst yöneticisi arıyordu. Şirketin denetim mekanizması, paravan şirket “Kuzey Yıldızı” ödemelerini fark etmişti. Koray telefonda, “Nasıl yani, açığa mı alındım?” diye kekelerken yüzünün tamamen çöktüğünü gördük. Hafta sonu gelmeden Koray işinden kovuldu. Kardeşi Levent’in danışmanlık sözleşmesi iptal edildi ve usulsüz ödemeler nedeniyle haklarında dava açıldı. Koray’ın ailesi, oğullarının kendi üzerlerine çektirdiği borçlar yüzünden kendi evlerini ipotek ettirmek zorunda kaldı. Altı ay sonra boşanmamız resmileşti. Evin tüm mülkiyetini üzerime aldım, Koray’ın usulsüzce çektiği borçları onun hissesinden düşürdüm. İlk performans primimle babam ve anneme uzun zamandır hayalini kurdukları Antalya tatilini hediye ettim. 18 Ay Sonra: Hak Edilen Özgürlük Bugün, o fırtınalı günlerin üzerinden tam 18 ay geçti. Sonbahar güneşinin aydınlattığı evimin bahçesindeki salıncakta kahvemi yudumluyorum. Evim tamamen benim, kariyerim zirvede ve ailem güvende. Koray ise yasadışı işlemlerin tazminatını ödeyebilmek için tüm birikimini kaybetti. Şimdilerde kardeşinin daracık dairesinde yaşıyor ve alt seviye bir lojistik firmasında kıdem tazminatı olmadan çalışıyor. Yönetici pozisyonlarına geçmesi tamamen yasaklandı. Üç ay önce bana attığı “Kahve içip yetişkinler gibi konuşalım” mesajını tek tıkla sildim ve numarasını engelledim. Sizi çaresiz sandıklarında gerçek yüzünü gösteren insanlara, hayatınızı yeniden kurduğunuzda yer vermezsiniz. Babam elinde taze poğaçalarla merdivenleri çıkarken bana gülümsedi. En tatlı intikamın, dürüst olmayan birinin çöküşünü izlemek değil; kendi ellerinle inşa ettiğin o pırıl pırıl özgürlüğün tadını çıkarmak olduğunu bir kez daha anladım.